vazgeçilmiş

listen to the pronunciation of vazgeçilmiş
Турецкий язык - Английский Язык
forsaken
off
vazgeç
back off
vazgeç
(Bilgisayar) abort
vazgeç
waive
vazgeç
forgo

Tom had to forgo his morning swim, on account of it being too cold. - Tom çok soğuk olduğu için sabah yüzmesinden vazgeçmek zorunda kaldı.

vazgeç
give up

He is too proud to give up. - O vazgeçemeyecek kadar çok gururludur.

I tried to persuade Sam to give up his plan, only to fail. - Sam'i sadece başarısız olacak planından vazgeçmesi için ikna etmeye çalıştım,

vazgeç
abjure
vazgeç
lay aside
vazgeç
renounce

The Japanese people have renounced war. - Japon halkı savaştan vazgeçti.

I can't believe he renounced his U.S. citizenship. - Ben onun ABD vatandaşlığından vazgeçtiğine inanamıyorum.

vazgeç
desist from
vazgeç
given up

I've given up smoking. - Sigara içmekten vazgeçtim.

Since the accident, Tom has given up hope of becoming a professional dancer. - Tom, kazadan beri profesyonel bir dansçı olma umudundan vazgeçti.

vazgeç
abdicate

The king was forced to abdicate. - Kral tahttan vazgeçmeye zorlandı.

vazgeç
forsook
vazgeç
deter
vazgeç
{f} forsaking
vazgeç
dispense with

We cannot dispense with the rainforests. - Biz yağmur ormanlarından vazgeçemeyiz.

I cannot dispense with this dictionary. - Bu sözlükten vazgeçemem.

vazgeç
gave up

I tried to do my homework, but I didn't really know how to do it, so I gave up. - Ev ödevimi yapmaya çalıştım, fakat nasıl yapacağımı gerçekten bilmiyordum, bu yüzden vazgeçtim.

I gave up smoking for health. - Ben sağlık için sigara içmekten vazgeçtim.

vazgeç
{f} forsaken
vazgeç
thrown over
vazgeç
throw over
vazgeç
forsake
vazgeç
throw#over
vazgeç
thrown#over
vazgeç
givenup
vazgeç
thrownover
vazgeç
throwover
vazgeç
giveup
vazgeç
gaveup
vazgeç
cancel
vazgeç
desist
vazgeçilmiş
Избранное