Bundan sonra sana güvenmek zorunda kalacağım.
- I'll have to rely on you from now on.
Sanırım bir şey için birine asla güvenmek zorunda kalmadığım için benim dostluk üzerine görüşüm oldukça kasvetli.
- I guess my view on friendship is pretty bleak because I've never really had to rely on anyone for anything.
Kesinlikle ona güvenebilirsiniz.
- You can certainly rely on him.
Ulaşım için ona güvenebileceğinizi biliyorum.
- I know you can rely on him for transportation.
O, öğle yemeğinde zamanında olmak için babasına söz verdi.
- She promised her father to be in time for lunch.
İlerde ne olmak istiyorsun?
- What do you want to be in the future?
I know I can rely on you.
... more confident in it. ...