I perceive myself as my own god.
- Kendimi kendi tanrım olarak görüyorum.
The friendship of a great man is a gift from the gods.
- Büyük bir insanın arkadaşlığı Tanrılardan bir lütuftur.
In the eyes of the Creator, all are equal.
- Tanrı'nın gözünde herkes eşittir.
Christians believe that God is the creator of the world.
- Hıristiyanlar Tanrı'nın dünyanın yaratıcısı olduğuna inanıyor.
Sons of God, we are divine seeds. One day, we will be what our Father is.
- Tanrıların Oğulları, biz kutsal tohumlarız. Bir gün, biz Babamızın olduğu şey olacağız.
Father, forgive them; for they know not what they do.
- Tanrım, onları bağışla; zira onlar ne yaptıklarını bilmiyorlar.
In the beginning God created the heaven and the earth.
- Başlangıçta Tanrı göğü ve yeri yarattı.
I love God, Heaven's father, who created me.
- Beni yaratan, cennetin babası Tanrı'yı seviyorum.
I found an alcove with a statue of a Hindu deity.
- Bir Hindu tanrısının heykeliyle bir niş buldum.
Prosperity is only an instrument to be used, not a deity to be worshipped.
- Refah, tapılacak bir tanrı değil, sadece kullanılacak bir araçtır.
My father's little library consisted chiefly of books on polemic divinity, most of which I read.
- Babamın küçük kütüphanesi çoğu polemik tanrılığı içeren kitaplardan oluşuyordu, onların çoğunu okudum. esas oluşuyordu.
Thank goodness it's Friday.
- Tanrı'ya şükür, günlerden cuma.
My goodness! I have lost the car keys.
- Tanrım! Araba anahtarlarını kaybettim.
He lives according to the law of the Lord.
- Tanrının yasasına göre yaşıyor.
We have sinned, Lord, forgive us.
- Günah işledik, Tanrım, bizi affet.
Only God can safely be omnipotent.
- Sadece Tanrı güvenle her şeye gücü yeter olabilir.
Only God is omnipotent.
- Sadece Tanrı her şeye gücü yetendir.
Human beings were created in God's image.
- İnsanoğlu Tanrı'nın suretinde yaratılmıştır.