seni̇n

listen to the pronunciation of seni̇n
Турецкий язык - Турецкий язык
(Osmanlı Dönemi) Taşı kazıyıp yonttuklarında dökülen parçaları
Турецкий язык - Английский Язык

Определение seni̇n в Турецкий язык Английский Язык словарь

senin
thy

And if I lose thy love, I lose my all. - Ve senin aşkını kaybedersem her şeyimi kaybederim.

senin
yours

Is he a friend of yours? - O, senin bir arkadaşın mı?

This business plan of yours seems almost too optimistic. All I can say is I hope it's more than just wishful thinking. - Senin bu iş planı neredeyse çok iyimser görünüyor. Bütün söyleyebileceğim onun bir boş hayalden daha fazlası olduğunu ummamdır.

senin
thine
senin
of you

Is he a friend of yours? - O, senin bir arkadaşın mı?

This is true of you, too. - Bu da seninle ilgili gerçek.

senin
your

Was Ms. Kato your teacher last year? - Geçen sene Bayan Kato senin öğretmenin miydi?

Was Ms. Kato your teacher last year? - Geçen yıl Bayan Kato senin öğretmenin miydi?

senin
of thee
senin adın ne
what is your name
senin ismin ne
what is your name
senin adına
for you
senin hakkında
about you
senin için
for you

Potato chips are not good for you. - Patates cipsi senin için iyi değildir.

I'm doing it for you. - Bunu senin için yapıyorum.

seçim senin
the choice is yours
senin de
yours too

senin de hayırlı olsun.

senin gibi
like you

senin gibi birini istiyorum.

I wish I had a friend like you. - Keşke senin gibi bir arkadaşım olsa.

I never thought I would find a woman like you. - Senin gibi bir kadın bulacağımı asla düşünmedim.

senin olsun
is yours

çamaşır makinesi senin olsun.

Senin yerinde olsam
If I were you
senin anlayacağın
put it this way
senin anlayacağın
let's put it this way
senin bildiğini biliyorum
(deyim) your guess is as good as mine
senin bileceğin iş
(Konuşma Dili) be on your head
senin bileceğin iş
hard cheese
senin fikrin
what is your opinion
senin kız kardeşin nerede
where is your sister
senin rızana bağlı
subject to your consent
senin sorumluluğun
It's your baby
senin sorumluluğun
(Konuşma Dili) be on your head
senin sorunun ne?
what is the matter with you?
senin sıran
this is your turn
karar senin
up to you
ben de senin kadar biliyorum
(deyim) your guess is as good as mine
dert benim, tasa senin mi
(Konuşma Dili) It's my worry; why are you fretting?
eti senin, kemiği benim
(Konuşma Dili) Be as rough as you want with him./Don't spare the rod! (said by a parent to a teacher or master workman)
o duvar senin, bu duvar benim
(Konuşma Dili) I was so drunk I couldn't see straight
o kapı/mahalle senin, bu kapı/mahalle benim dolaşmak
to wander around everywhere
orası senin, burası benim gezmek
to wander around constantly from place to place
saman elinse samanlık senin
(Konuşma Dili) You won't benefit at all from free food if you eat so much of it that you become ill
sıra senin
this is your turn
tam senin gibi
just like you
seni̇n
Избранное