Bu yolda bir hayli trafik var.
- There is a great deal of traffic on this road.
O bir hayli sabır gösterdi.
- He displayed a great deal of patience.
Bugün yapacak çok işim var.
- I have a great deal to do today.
Onun konuşması onun çok şey bildiğine beni inandırdı.
- His talk led me to believe that he knows a great deal.
Baharda pek çok turist Kyoto'yu ziyaret eder.
- A great many tourists visit Kyoto in spring.
Amerika'da pek çok orman yangını var.
- There are a great many forest fires in America.
Bu benim için oldukça çok şey ifade ederdi.
- It would mean a great deal to me.
Tom oldukça çok okur.
- Tom reads a great deal.