It's very unusual for you and Tom to disagree.
- Senin ve Tom'un aynı fikirde olmaması çok olağan dışı.
Do you sense something unusual?
- Olağan dışı bir şey hissediyor musun?
Call the police if you see any extraordinary situation.
- Olağandışı bir şey görürsen polisi ara.
Tom is an extraordinary jumper.
- Tom olağandışı bir atlamacıdır.
Tom is pretty unusual.
- Tom oldukça olağandışı.
I thought it was unusual that he was up so late at night.
- Onun gece geç saatlere kadar yatmamasının olağandışı olduğunu düşündüm.