neden olmak

listen to the pronunciation of neden olmak
Турецкий язык - Английский Язык
cause

Tom didn't want to cause us any more trouble. - Tom bize daha fazla soruna neden olmak istemedi.

I don't want to cause any inconveniences. - Ben herhangi bir rahatsızlığa neden olmak istemiyorum.

induce
precipitate
touch off
lead to
provoke
produce
bring about
lead
spark off
to cause, be the cause of
tend
cause to
(deyim) give cause for
cause to be
ingenerate
elicit
(deyim) lead up
conduce to
conduce toward
bring on
engendering
entail
evoke
breed
set up
invite
excite
create
do
conduce
give rise to
cost
encompass
incline
raise
procure
originate
draw on
engender
determine
trigger
to cause, to lead to, to bring, to breed, to give rise to sth, to create, to induce, to produce, to excite, to spark sth off
(Hukuk) to cause

I don't want to cause anyone any more trouble. - Ben hiç kimse için daha fazla derde neden olmak istemem.

I don't want to cause any inconveniences. - Ben herhangi bir rahatsızlığa neden olmak istemiyorum.

beget
call forth
bring along
bring
contribute
bring sth about
bring sth on
let sb in for
make
neden olma
{f} cause

Careless driving causes accidents. - Dikkatsiz araba sürme kazalara neden olmaktadır.

The storm didn't cause any damage. - Fırtına hiçbir hasara neden olmadı.

neden olma
causation
neden olma
induce
neden ol
{f} causing

When the body is touched, receptors in the skin send messages to the brain causing the release of chemicals such as endorphins. - Vücuda dokunulduğunda, derideki reseptörler beyne endorfin gibi kimyasalların salınmasına neden olan mesajlar gönderir.

Environmental pollution is causing abnormal weather conditions. - Çevre kirlenmesi anormal hava koşullarına neden oluyor.

neden ol
cause to be
neden ol
cause to

Tampons can cause toxic shock syndrome. - Tamponlar toksik şok sendromuna neden olabilir.

It could cause too many problems. - O, birçok sorunlara neden olabilir.

neden olma
{i} induction
neden ol
bring#about
büyük kavgaya neden olmak
make the feather fly
felâketine neden olmak
bring to grief
geç kalmasına neden olmak
cause to be late
gülerek neden olmak
laugh
karışıklığa neden olmak
cause a disturbance
krampa neden olmak
cramp
kıyametin kopmasına neden olmak
make the feather fly
neden ol
engender
neden ol
causeto
sorunlara neden olmak
(Hukuk) to cause a disadvantage
suç işlemesine neden olmak
criminalize
tepkiye neden olmak
elicit
tutulmasına neden olmak
eclipse
önyargılı davranmasına neden olmak
bias
önyargılı olmasına neden olmak
prejudice
ümidini yitirmesine neden olmak
drive smb. to despair
neden olmak
Избранное