make use of

listen to the pronunciation of make use of
Английский Язык - Турецкий язык
faydalanmak
yararlanmak
istifade etmek
nimetlerinden faydalanmak
kullan

Çelimsiz yaşlı adam inatla bir tekerlekli sandalyeyi kullanmayı reddetti. - The frail old man stubbornly refused to make use of a wheelchair.

Zamanımızı akıllıca kullanalım. - Let's make use of our time wisely.

kullanmak
-i kullanmak, -den yararlanmak
utilize
{f} faydalı hale getirmek
utilize
{f} kullanmak
utilize
değerlendirmek
make of
-e anlam vermek: I couldn't make anything of his behavior. Onun
make of
(deyim) kavramak
make of
yapmak
make of
anlamak
make of
{f} yap

Onunla ilgili ne yaptın? - What did you make of that?

Tom ve Mary, bununla ilgili ne yapacaklarından pek emin değildir. - Tom and Mary aren't quite sure what to make of this.

make of
-den anlamak
utilize
yararlanmak
utilize
kullan

Atom enerjisi barışçıl amaçlarla kullanılabilir. - Atomic energy can be utilized for peaceful purposes.

O nesneyi kullanmanı istiyorum. - I want you to utilize that object.

to make use of
Kullanım için
make of
-den anlamak: What do you make of this? Bundan ne anlıyorsunuz?
make of
anlam vermek
utilize
{f} istifade etmek
utilize
faydalan

Doğal kaynaklarımızdan faydalansak iyi olur. - We had better utilize our natural resources.

utilize
{f} yarar sağlamak
Английский Язык - Английский Язык
use; derive benefit from
make use
To use, usually productively and/or for a specific purpose
To make use of
utilize
make of
If you ask a person what they make of something, you want to know what their impression, opinion, or understanding of it is. Nancy wasn't sure what to make of Mick's apology
make use of

    Турецкое произношение

    meyk yus ıv

    Произношение

    /ˈmāk ˈyo͞os əv/ /ˈmeɪk ˈjuːs əv/

    Этимология

    [ 'mAk ] (verb.) before 12th century. Middle English, from Old English macian; akin to Old High German mahhOn to prepare, make, Greek magEnai to be kneaded, Old Church Slavonic mazati to anoint, smear.

    Слово дня

    contrive
Избранное