kes

listen to the pronunciation of kes
Турецкий язык - Английский Язык
gym boot, sneaker
cut it out!
have done

What you have done is absolutely inexcusable. - Yaptığın şey kesinlikle affedilmez.

Stop acting like this Tom! I'm tired of this nonsense! Just have done with it already! - Böyle davranmayı kes Tom! Bıktım bu saçmalıktan! Bırak bu işleri artık!

dry up
basketball shoe, (high-topped) sneaker
less of that
{f} hewed
plimsoll
sneaker
(Bilgisayar) kill

I need some medicine to kill the pain. - Ağrıyı kesmek için biraz ilaca ihtiyacım var.

Can you give me something to kill the pain? - Bana ağrıyı kesecek bir şey verebilir misin?

{f} excise
cut off

A doctor quickly cut off his left arm and stopped the heavy bleeding. - Bir doktor derhal onun sol kolunu kesip çıkardı ve ağır kanamayı durdurdu.

We were cut off while talking on the telephone. - Biz telefonda konuşurken bağlantı kesildi.

cut the cackle
{f} hewn
{f} shorn
{f} rip
hew
{f} cutting

Tom is cutting corners. - Tom köşeleri kesiyor.

Banks are cutting lending to industrial borrowers. - Bankalar endüstriyel boçlulara kredi vermeyi kesiyor.

{f} cut

Are you going to cut down all the trees here? - Buradaki tüm ağaçları kesecek misin?

These scissors don't cut well. - Bu makas iyi kesmiyor.

cutoff
{f} hack

Tom hacked Mary's leg off with a rusty machete. - Tom paslı bir pala ile Mary'nin bacağını kesti.

I cut myself with a hacksaw. - Bir demir testeresi ile kendim kestim.

{f} knife

Tom cut his hand with a rusty knife. - Tom paslı bir bıçakla elini kesti.

He cut his finger with the knife. - O, bıçakla parmağını kesti.

cut in

She cut in when we were talking. - Biz konuşurken sözümüzü kesti.

While I was talking on the telephone with John, the operator cut in. - Ben John ile telefonda konuşurken, operatör kesti.

truncate
cut down

Are you going to cut down all the trees here? - Buradaki tüm ağaçları kesecek misin?

After his heart attack, Jim had to cut down on his sugar intake. - Jim kalp krizinden sonra, şeker alımını kesmek zorunda kaldı.

{f} shear
curtail
break

I resolved to break up with her cleanly. - Onunla ilişkimi tamamen bitirmeye kesin karar verdim.

Stop, you're breaking my heart. - Kes, kalbimi kırıyorsun.

amputate

Tom's foot had to be amputated after it had become infected with gangrene following a severe frostbite. - Şiddetli bir donmanın ardından kangrenle enfekte olduktan sonra Tom'un ayağı kesilmek zorunda kaldı.

Tom's arm must be amputated. - Tom'un kolu kesilmeli.

resect
heckle
cut it out

You're not a child anymore so cut it out! - Artık bir çocuk değilsin bu yüzden kes artık.

gash
shutt off
trepan
slit

Tom slit open the envelope. - Tom zarfı keserek açtı.

The police think that Tom was stabbed before his throat was slit. - Polisler onun gırtlağı kesilmeden önce, Tom'un bıçaklandığını düşünmektedir.

shutt#off
trephine
lance
exscind
cut#off
kes sesini
shut up

Shut up! This only has to do with the two of us. - Kes sesini! Bunun sadece ikimizle ilgisi var.

kes sesini
(Konuşma Dili) cheese it
kesin kes
final cut
kes sesini
hold your jaw
kes sesini
belt up
kes şunu
stop it

Stop it! You're making her feel uncomfortable! - Kes şunu! Onu rahatsız ediyorsun.

Stop it. He's our friend, isn't he? - Kes şunu. O bizim arkadaşımız, değil mi?

kes şunu
drop it!
kes!
(Konuşma Dili) chuck it
sayfa kes
(Bilgisayar) cut sheet
deyim doğru olduğunda kes
(Bilgisayar) break when expression is true
gevezeliği kes
cut the cackle
otomatik kes
(Bilgisayar) autocrop
Английский Язык - Английский Язык
the kestrel
Uncut hair, one of the five physical symbols that a Khalsa Sikh must have It is a symbol of spirituality
The ISO 4217 currency code for the Kenyan Shilling
Unshorn Hair
Kes
kes
Избранное