karışıklık

listen to the pronunciation of karışıklık
Турецкий язык - Английский Язык
confusion

Example sentence no. 354618 created a lot of confusion on the Tatoeba website. - 354618 no'lu örnek cümle, Tatoeba web sitesinde birçok karışıklık yarattı.

Confusion arose from the accident. - Kaza yüzünden karışıklık ortaya çıktı.

clutter
mess

I'm sorry for the mess. - Karışıklık için üzgünüm.

Who's taking responsibility for this mess? - Bu karışıklık için kim sorumluluk alıyor?

disorder

Disorder prevails in the street. - Sokakta karışıklık hüküm sürüyor.

complication
riot
disturbance
civic turmoil, tumult
confusion, disorder, muddle, clutter, disarray; turmoil, tumult, disturbance, ferment, turbulence, commotion, chaos; complication
clamour [Brit.]
embroilment
bedlam
disorderliness
bungle
mix up
cataclysm
disarrangement
disorganization
ferment
misrule
complexity
commotion
confusion, disorder
dogs dinner
clamor
chaos
turmoil
{i} unrest
turbulent
{i} stir

He's here trying to stir up trouble. - O, burada karışıklık çıkarmaya çalışıyor.

distract
miscibility
scramble
combustion
trouble

He's here trying to stir up trouble. - O, burada karışıklık çıkarmaya çalışıyor.

irregular
whir
disorderly
convulsion
whirr
jumble
foul up
perturbation
tumble
pother
intricacy
entanglement
mixup
hugger-mugger
hubble-bubble
disarray

After all the merrymaking, the apartment was in great disarray. - Tüm eğlenceden sonra daire büyük bir karışıklık içindeydi.

mix-up

There might've been a mix-up. - Bir karışıklık olmuş olabilir.

ruction
to-do
unclearness
guck
shuffle
welter
promiscuousness
haziness
misunderstanding
dust
{i} huddle
snarlup
hurlyburly
{i} tangle
{i} indiscrimination
fuss and kerfuffle
mazy
{i} muss
karışıklık çıkaran
disturbing
karışıklık çıkaran kimse
disturber
karışıklık çıkaran kimse
disorderly person
karışıklık çıkaran kimse
rioter
karışıklık çıkarmak
to stir up trouble, to kick up a row
karışıklık çıkarmak
to incite a tumult, stir up trouble
karışıklık çıkarmak
cause a disturbance
karışıklık çıkarmak
create a disturbance
karışıklık çıkarıcı
rabble rousing
toplumsal karışıklık
public disturbance
ırk ayrımı sonucu olan karışıklık
race riot
Турецкий язык - Турецкий язык
Kalabalık, düzensizlik vb.nin yol açtığı kargaşa
Karışık olma durumu, teşevvüş
Kalabalık, düzensizlik vb. nin yol açtığı kargaşa
komplikasyon
(Osmanlı Dönemi) TEBELBÜL
teşevvüş
(Osmanlı Dönemi) müşevveşiyet
karışıklıklar
(Osmanlı Dönemi) ihtilâtât
karışıklık
Избранное