Kısa sürede herkesin içinde konuşmaya alıştım.
- I soon got accustomed to speaking in public.
O, herkesin içinde benimle alay etti.
- He made fun of me in public.
Herkesin önünde konuşmaktan hoşlanmam.
- I don't like to speak in public.
Tom herkesin önünde konuşmak zorunda olduğunda sinirlenir.
- Tom becomes nervous whenever he has to speak in public.
Bir kadına alenen yardım etme. Şüpheli görüneceksin.
- Don't help a woman in public. You'll look suspicious.
... lands. So if you want to drill on public lands, you use it or you lose it. ...
... drill, when you want to produce, when it's most profitable for you. These are public ...