in good part; kindly

listen to the pronunciation of in good part; kindly
Английский Язык - Турецкий язык

Определение in good part; kindly в Английский Язык Турецкий язык словарь

agree
{f} kararlaştırmak
agree
{f} hemfikir olmak
agree
{f} yaramak
agree
{f} uyuşmak

Sıfatın ismiyle uyuşmak zorunda olduğunu unutma. - Don't forget that the adjective must agree with its noun.

agree
uymak (bir başka şeye)
agree
uzlaşmak
agree
kabul et

Teklifimi kabul etmedi. - He didn't agree to my proposal.

Projede birlikte çalışmayı kabul ettiler. - They agreed to work together on the project.

agree
anlaşma sağlamak
agree
mutabık olmak
agree
(Politika, Siyaset) mutabakata varmak
agree
{f} aynı fikirde olmak

Onunla aynı fikirde olmak zorundayım. - I have to agree with him.

Onunla aynı fikirde olmak zorundayım. - I have to agree with her.

agre
anlaşmak
agree
katılıyorum

Ben genellikle ona katılıyorum. - I generally agree with her.

Ben prensip olarak yasağa katılıyorum fakat uygulamada oldukça zor olacak. - I agree with the ban in principle, but in practice it will be extremely difficult.

agree
agree to bir konuda mutabık kalmak
agree
tatlı
agree
iyi

Hepimiz bunun iyi bir fikir olduğunu kabul ettik. - We all agreed it was a good idea.

Bu iklim bana iyi gelmiyor. - This climate doesn't agree with me.

agree
{f} razı olmak, rıza göstermek; mutabık olmak
agree
mutabık

Amerikalıların çoğu Başkan Wilson ile mutabık kalmıştı. - Most Americans agreed with President Wilson.

Biz indirim oranı üzerinde mutabık kaldık. - We have agreed on the rate of discount.

agree
muvafakat etmek kabul etmek
agree
uygun

Onu başkan olarak seçmeyi uygun buldular. - They agreed to elect him as president.

Bizim planımız için uygun musun? - Are you agreeable to our plan?

Английский Язык - Английский Язык
agree
agre