Biz içeride kahvaltı ediyoruz.
- We are eating breakfast indoors.
İçeride ayakkabı giyer misin?
- Do you wear shoes indoors?
Büyük ebeveynlerimin dahili su tesisatı yoktu.
- My grandparents didn't have indoor plumbing.
Çocukları içeride tutun.
- Keep the kids indoors.
Yağmur yağdığı için evde kaldım.
- I stayed indoors because it rained.
Tom kesinlikle kapalı yerlerde çok zaman harcıyor.
- Tom certainly spends a lot of time indoors.
Nancy kapalı yer oyunlarından hoşlanır.
- Nancy enjoys indoor games.
... yeah next door downstairs ...
... YOU GO OUT THAT DOOR, IT'S LIKE WE'VE GIVEN UP. ...