immerfort

listen to the pronunciation of immerfort
Немецкий Язык - Турецкий язык
ikide bir
Английский Язык - Турецкий язык

Определение immerfort в Английский Язык Турецкий язык словарь

constantly
sıkça
constantly
devamlı/sabit olarak
constantly
ikide bir
constantly
ikide birde
constantly
mükerrer olarak
constantly
sabit düzeyde
constantly
durmaksızın
continually
ikide birde
constantly
sık sık

Ben sık sık bu sorunu aklımda gözden geçiriyorum. - I constantly went over this problem in my mind.

Sana sık sık sigara içme,o şekilde sigara içme deniliyorsa, düşünmeye başla, belki sigara içmek toplum ahlakına ya da bir şeye yönelik tehdittir. - When you are constantly told no smoking, no smoking like that, you start thinking, maybe smoking really is a threat to public morals or something.

constantly
devamlı
constantly
sürekli

O, sürekli mektuplar yazıyor. - She is constantly writing letters.

Sally saç stilini sürekli değiştiriyordu. - Sally was constantly changing her hairstyle.

constantly
hiç durmadan
constantly
sürekli olarak

Ona sürekli olarak terbiyesini takınmasını söylüyorum. - I'm constantly telling her to behave herself.

Sürekli olarak isimleri unutuyorum. - I am constantly forgetting names.

constantly
daima

Daima kendi kendime lakırdı ederim. - I constantly talk to myself.

continually
mütemadiyen
continually
sürekli olarak

Termosfer içinde sıcaklıklar sürekli olarak 1.000 derece Celsius'un hayli ötesine yükselir. - Within the thermosphere, temperatures rise continually to well beyond 1,000 degrees C.

Ben sürekli olarak pazara giderim. - I continually go to the market.

Немецкий Язык - Английский Язык
continually
evermore
constantly
the entire time
perennially