hereingekommen

listen to the pronunciation of hereingekommen
Английский Язык - Турецкий язык

Определение hereingekommen в Английский Язык Турецкий язык словарь

come in
gir

İçeriye girmek ve bunu daha fazla görüşmek için bir randevu al lütfen. - Please make an appointment to come in and discuss this further.

İçeri girdiğini duymadım. - We didn't hear you come in.

come in
seçilmek
come in
haline gelmek
come in
yükselmek
come in
başa geçmek
come in
gözde olmak
come in
moda olmak
come in
(deyim) 1. moda olmak. 2.yarismada derece almak. 3.rol oynamak. come in on the ground floor (kd) bir işle veya planla başlangıçtan ilisi olmak
come in
girmek

İçeri girmek ister misin? - Do you want to come in?

İçeri girmek istemez misiniz? - Don't you want to come inside?

come in
yaygın olmak
come in
sağlamak
come in
tutulmak
come in
(Fiili Deyim ) 1- girmek , içeri girmek 2- modası çıkmak , moda olmak 3- başlamak
come in
içeri girmek

İçeri girmek istedin mi? - Did you want to come in?

İçeri girmek ister misin? - Do you want to come in?

come in
almak
come in
içeriye girmek

İçeriye girmek ve bunu daha fazla görüşmek için bir randevu al lütfen. - Please make an appointment to come in and discuss this further.

come in
(yarışma sonunda) (belirli bir sırada) olmak: He came in first. Birinci oldu
come in
girmek: Come in! İçeri gir!/Buyrun!
come in
varmak, gelmek
Немецкий Язык - Английский Язык
walked it
stepped in
entered
come inside
come into
come in

Tom may have come in. - Tom ist vielleicht hereingekommen.

Tom looked at the man who had just come in. - Tom schaute zu dem Mann, der gerade hereingekommen war.

stepped inside
Wie bist du hier hereingekommen?
How did you get in here?