hav

listen to the pronunciation of hav
Турецкий язык - Английский Язык
fuzz
nap, pile (of cloth)
nap
floss
down

The good weather sent the price of vegetables down. - İyi hava sebzelerin fiyatını düşürdü.

It grew cold as the sun went down. - Güneş battığında hava soğudu.

nap, pile, down, fuzz
pile
fluff
hav döküntüsü
fluff
hav hav
Bow-wow!/Woof woof!
hav hav
bow-wow
üzerinde hav oluşmak
To pile on the form
uzun hav
high pile
Английский Язык - Английский Язык
hepatitis A virus
Турецкий язык - Турецкий язык
(Osmanlı Dönemi) Çuha ve buna benzer kumaşların ters yüzlerinde bulunan tüy
(Osmanlı Dönemi) Şeftâli gibi bazı meyvelerin üzerlerinde bulunan ince tüy
Yere serili halı, kilim vb. yaygıların üzerinde oluşan, uçuşabilen toz kümecikleri
Keçenin pişirilmesi sırasında ortaya çıkan değersiz yün parçaları
Kadife, çuha, yün vb.nin yüzeyindeki ince tüy
Kumaş yüzeyindeki tüycükler ve bunların uçuntuları
Kadife, çuha, yün gibi kumaşların yüzeyindeki ince tüy
Kadifenin ince tüyü,kumaş tüyü
HAV'EB
(Osmanlı Dönemi) Geniş dere
HAV'EB
(Osmanlı Dönemi) Çeşme
HAV'EB
(Osmanlı Dönemi) Pek büyük kova
HAV'EB
(Osmanlı Dönemi) Basra yakınında bir mevkinin adı
hav
Избранное