Ben insanların sayısını sayıyorum.
- I'm counting the number of people.
Orada kaç kişi olduğunu sayıyorum.
- I'm counting how many people there are.
Bu baskıyı kim uyguluyor?
- Who's applying this pressure?
Bu iddialar için hiçbir bilimsel dayanak yok.
- There is no scientific basis for these claims.
Bir şüphelinin suçlu olduğunu ispatlamak için mahkemedeki savcılar iddialarını kanıtlamak zorundadır.
- Prosecutors in court have to substantiate their claims in order to prove a suspect is guilty.
Başkalarının ceplerindeki parayı saymak iyi değildir ama ilginçtir.
- Counting money in other people's pockets isn't good, but it's interesting.
Saymada yanlış yapmamaya özen göstermelisin.
- You must be accurate in counting.
Abaküsler hesaplama aracıdır.
- Abacuses are counting devices.
Tom Mary'nin, parti hazırlığı için ona yardım edeceğini hesaplamıştı.
- Tom was counting on Mary to help him get ready for the party.
Oy pusulalarının sayımı yarım saat aldı.
- The counting of the ballots took half an hour.