görülmek

listen to the pronunciation of görülmek
Турецкий язык - Английский Язык
to be seen, occur, be evident, appear
occur
to be taken care of, be handled
seen

Tom didn't want to be seen with Mary. - Tom, Mary'yle görülmek istemiyordu.

I don't want to be seen with him. - Onunla görülmek istemiyorum.

confer
be in sight
be seen

I am not ashamed to be seen with them. - Onlarla görülmekten utanmam.

Tom didn't want to be seen with Mary. - Tom, Mary'yle görülmek istemiyordu.

gör
saw

I saw John at the library. - Kütüphanede John'u gördüm.

I saw my Twitter account suspended after a while. - Bir müddet sonra Twitter hesabımın askıya alındığını gördüm.

olarak görülmek
(Hukuk) regarded as
gör
catch sight of

He happened to catch sight of a rare butterfly. - Tesadüfen nadir bir kelebeği gördü.

gör
see

I want to see you before you go. - Sen gitmeden önce seni görmek istiyorum.

Mary decided never to see him any more. - Mary artık onu asla görmemeye karar verdi.

gör
{f} sight

Is there any end in sight to the deepening economic crisis? - Derinleşen ekonomik krizin görünürde bir sonu var mı?

The sight of fresh lobster gave me an appetite. - Taze ıstakozun görünüşü iştahımı açtı.

gör
{f} seeing

I remember seeing you all somewhere. - Hepinizi bir yerde gördüğümü hatırlıyorum.

Love is seeing her in your dreams. - Aşk onu rüyalarında görmektir.

gör
{f} sighted
gör
{f} seen

I have not seen him lately. - Son zamanlarda onu görmedim

I turned off the TV because I had seen the movie before. - Filmi daha önce gördüğüm için televizyonu kapattım.

gör
{f} view

Their view of life may appear strange. - Onları hayat görüşü acayip görünebilir.

His parents' view was that he was wasting his earnings on a silly girl. - Ebeveynlerinin görüşü onun kazandıklarını aptal bir kıza harcamasıydı.

gör
{f} viewing

Image Viewer is an image viewing software. This software is a very small program. This software has basic functions only. This is translatable by Tatoeba Project users. - Image Viewer bir resim görüntüleme yazılımıdır. Bu yazılım çok küçük bir programdır. Bu yazılımda sadece basit fonksiyonlar var. Bu, Tatoeba Project kullanıcıları tarafından çevrilebilir.

hor görülmek
be held in contempt
layık görülmek
Be deemed to deserve

She was deemed to deserve the gold medal for fair play.

layık görülmek
be considered worthy, be deemed worthy
ön görülmek
be foreseen
azalma görülmek
a decrease to be seen
birlikte görülmek
(Dilbilim) go about (with)
gerekli görülmek
be regarded necessary
gerekli görülmek
be considered necessary
Турецкий язык - Турецкий язык
Bir şeyin bulunduğu anlaşılmak, karşılaşılmak, rastlanmak: "Yıllarca görülmemiş bir dostu kucaklar gibi hemşiresini öptü."- P. Safa
Göz yardımıyla bir şey, bir varlık algılanmak, seçilmek
Bir şeyin bulunduğu anlaşılmak, karşılaşılmak, rastlanmak
Gereken iş yapılmış olmak
görülme
Görülmek işi
görülmek
Избранное