Bundan kim yararlanıyor?
- Who benefits from this?
Onun bisikleti bundan farklıdır.
- His bicycle is different from this one.
Tarihi değiştiremeyiz ama ondan öğrenebiliriz.
- We can't change history, but we can learn from it.
İstediğimi ondan alacağım.
- I'll take from it what I wish.
Ondan henüz haberim yok.
- I have had no news from him yet.
Ondan uzak durmanız sizin akıllılığınız.
- It was wise of you to keep away from him.
Ben ona telefon etmek üzereyken, ondan bir mektup geldi.
- Just when I was about to phone her, a letter arrived from her.
O bir hile ile parayı ondan aldı.
- He got the money from her by a trick.
Yakında senden haber almaktan müteşekkür olacağım.
- I would appreciate hearing from you soon.
Ben haftalardır senden haber almak için can atıyorum.
- I've been looking forward to hearing from you for weeks.