for a time

listen to the pronunciation of for a time
Английский Язык - Турецкий язык
bir süre

O, bir süre Londra'da kaldı. - He stayed in London for a time.

O, bir süre mutluydu. - He was happy for a time.

kısa bir süre için
awhile
bir süre

Bir süreliğine daha havalar güzel olacak. - We're going to have good weather for awhile.

Madonna'nın kariyerine bir süre için geri dönmeyeceğine bahse girerim. - I'll bet Madonna doesn't return to her career for awhile.

awhile
kısa bir süre
awhile
kısa bir süre için
awhile
biraz

John, çok çalışıyorsun. Otur ve biraz dinlen. - John, you've been working too hard. Have a seat and rest awhile.

awhile
kısa bir zaman için
awhile
bir müddet
awhile
z. bir süre, bir müddet: You'll have to wait awhile. Bir süre beklemen lazım
for the time
kısa bir süre için
Английский Язык - Английский Язык
awhile
for a time

    Турецкое произношение

    fôr ı taym

    Произношение

    /ˈfôr ə ˈtīm/ /ˈfɔːr ə ˈtaɪm/

    Этимология

    [ f&r, (')for, Southern a ] (preposition.) before 12th century. Middle English, from Old English; akin to Latin per through, prae before, pro before, for, ahead, Greek pro, Old English faran to go; more at FARE.

    Видео

    ... that you'd hope that during that time we could call in the people who were actually ...
    ... same time, so we were able to take advantage ...

    Слово дня

    sword of Damocles
Избранное