He devoted himself to many cultural activities.
- Kendini birçok kültürel etkinliklere adadı.
There were all sorts of group activities.
- Her türlü grup etkinlikleri vardı.
You have to be active.
- Etkin olmak zorundasın.
He is active although he is very old.
- O çok yaşlı olmasına rağmen etkindir.
He has engaged in religious activity since then.
- O zamandan beri dini etkinliklerle uğraşıyor.
The town was full of activity.
- Kent etkinlikle doluydu.
The Japanese telephone system is highly efficient.
- japon telefon sistemi hayli etkindir.
She activated the account.
- O, hesabı etkin hale getirdi.
He activated nothing.
- O hiçbir şeyi etkinleştirmedi.
Which events have you entered for ?.
In April we have a lot of school events.
- Nisanda bir sürü okul etkinliklerimiz var.
Our company supports several cultural events.
- Firmamız farklı kültürel etkinlikleri destekler.
That book is helping you write effectively.
- O kitap etkin biçimde yazmana yardım ediyor.
He could not take effective measures.
- O etkin önlemler alamadı.