I'm really tired and want to go to bed early.
- Ben gerçekten yorgunum ve erken uyumak istiyorum.
I didn't want to get up early.
- Erken kalkmak istemedim.
I always arrive a little ahead of time.
- Her zaman biraz erken gelirim.
If you get up early, you can be in time for school.
- Eğer erken kalkarsan okula zamanında varabilirsin.
Get up early, and you'll be in time.
- Erken kalk ve zamanında ol.
My wife gave birth prematurely to a 1500-gram baby girl.
- Karım erken 1500 gramlık bir bebek kız doğurdu.
Isn't that a little premature?
- Bu biraz erken değil mi?
Tom was born a month premature.
- Tom bir ay erken doğdu.
The sooner you do it, the better it is.
- Ne kadar erken yaparsan, o kadar iyi.
I'm sorry I couldn't write to you sooner.
- Üzgünüm sana daha erken yazamadım.
Why didn't you say so earlier?
- Niçin çok daha erken söylemedin?
He said that he was tired and that is why he'd like to go home earlier.
- O yorgun olduğunu söyledi ve eve erken gitmek istemesinin nedeni budur.
Get up early, else you'll be late for school.
- Erken kalk, yoksa okula geç kalacaksın.
You've been coming home early lately, haven't you?
- Son zamanlarda eve erken geliyorsun, değil mi?
I used to be a night owl, but now I'm an early riser.
- Eskiden bir gece kuşuydum fakat şimdi bir erken kalkanım.
My father is an early riser.
- Babam erken kalkan biridir.
Why didn't you say so earlier?
- Niçin çok daha erken söylemedin?
Sorry I haven't replied to your letter earlier.
- Üzgünüm, mektubuna daha erken cevap vermedim.
She gets up the earliest in my family.
- Ailemde en erken o kalkar.
Please let us know the prices and earliest delivery of your Steel Landscape Edgings #STL3456.
- Lütfen bize Çelik Peyzaj Kenar taşları # STL3456'ın fiyat ve en erken teslimini bildirin.