dalgıçlar

listen to the pronunciation of dalgıçlar
Турецкий язык - Английский Язык
divers

The water was so murky that the police divers had to search for the body by feel. - Su o kadar bulanıktı ki polis dalgıçlar vücudu dokunarak aramak zorunda kaldı.

The divers found a wreck on the sea-bed. - Dalgıçlar deniz yatağında bir enkaz buldu.

dalgıç
{i} diver

The water was so murky that the police divers had to search for the body by feel. - Su o kadar bulanıktı ki polis dalgıçlar vücudu dokunarak aramak zorunda kaldı.

The divers are running out of air. - Dalgıçların havası tükeniyor.

dalgıç
plunge
dalgıç
divers

The divers found a wreck on the sea-bed. - Dalgıçlar deniz yatağında bir enkaz buldu.

The water was so murky that the police divers had to search for the body by feel. - Su o kadar bulanıktı ki polis dalgıçlar vücudu dokunarak aramak zorunda kaldı.

dalgıç
slang thief, pincher, pilferer
dalgıç
frogman

The frogman jumped into the canal. - Dalgıç kanala atladı.

dalgıç
(oksijen tüplü) aqualunger
dalgıç
plunger
dalgıç
diver, skin diver, frogman
Турецкий язык - Турецкий язык

Определение dalgıçlar в Турецкий язык Турецкий язык словарь

DALGIÇ
(Osmanlı Dönemi) t. Mercan, inci ve saire avlamak veya denizin dibine düşmüş olan şeyleri çıkarmak için denizin dibine dalmaya alışık adam
dalgıç
Genellikle özel donanımla su yüzeyi altında çalışmayı meslek edinen kimse, balık adam, kurbağa adam
dalgıç
Birinden habersiz bir şey almak huyunda olan kimse
dalgıç
Balık adam
dalgıçlar
Избранное