capability

listen to the pronunciation of capability
Английский Язык - Турецкий язык
{i} kabiliyet
{i} yetenek
{i} kapasite
yararlılık
sığa
yeteneklilik
{i} iktidar
{i} ehliyet
{i} güç
(Askeri) İMKAN VE KABİLİYET: Belirli bir hareket tarzını başarıya götürme, icra kudreti. Bir imkan ve kabiliyet, belirli bir maksada yöneltilmemiş de olabilir
imkan
(Politika, Siyaset) kudret
yetke
istidat
gücü yetme
Capability Maturity Model Integration
(Bilgisayar) CMMİ (Yetenek Olgunluk Model Entegrasyonu; İngilizce: Capability Maturity Model ıntegration) — bir süreç modeli olup, örgütlerin yazılım süreçlerinin (Yazılım planlama, geliştirme, yapılandırma vb.) olgunluğunu değerlendirme modelidir
capability differential
kapasite farklılığı
capability goals
(Askeri) KABİLİYET HEDEFLERİ; KABİLİYET GAYELERİ: Müstakbel işletme kabiliyetlerini temin edecek en geniş imkanlara sahip fakat sistem geliştirme ve tedarik seçmeleri için karara varılmadan önce teknolojide daha ileri tekamülü gerektiren sistem anlayışları
capability package
(Askeri) yetenek paketi
capability plan
(Askeri) kısa vadeli stratejik plan
capability plan
(Askeri) KISA VADELİ STRATEJİK PLAN: Halen elde bulunan veya bir iki yıl içinde faydalı hale gelmesi beklenen kaynak ve kuvvetlere dayanmış plan. Bütçenin bu çeşit planlar üzerinde kontrol etkisi vardır. Bu etki, planların, tatbik olunmaları muhtemel zamandan en az iki yıl önce yapılmasını sağlar. Buna "short range plan" de denir. Ayrıca Bak. "strategic plan"
capabilities
becerileri
domestic capability
(Askeri) yurtiçi kabiliyet
movement capability
(Askeri) ulaştırma kabiliyeti
mapping capability
haritalandırma kabiliyeti
radar tracking capability
radar tarama kabiliyeti
capabilities
yetenekler
mapping capability
haritalandirma kabiliyeti
modulation capability
modülasyon yeteneği, kiplenim yeteneği
process capability
Süreç yeterliliği
process capability analysis
Süreç yeterlilik analizi
process capability indices
Süreç yeterlilik indeksleri
strike capability
grev yeteneği
Industrial Operations Command; initial operational capability; intelligence oper
(Askeri) Endüstriyel Harekatlar Komutanlığı; ilk harekat kabiliyeti; istihbarat harekatları merkezi; soruşturma harekatları merkezi
Logistics Feasibility Assessment Capability
(Askeri) Lojistik Fizibilitesi Değerlendirme İmkan Ve Kabiliyeti
Residual Capability Assessment
(Askeri) Kalan İmkan ve Kabiliyetleri Değerlendirme
advanced capability
(Askeri) geliştirilmiş imkan ve kabiliyetler
airlift capability
(Askeri) HAVA TAŞIMA KAPASİTESİ; KABİLİYET VE İMKANI: Elde bulunan hava nakliye hizmetiyle bir defada belirli bir yere taşınabilecek yolcu sayısı ve/veya yüklenen kargo ağırlığı/hacmi olarak ifade edilen toplam kapasite. Ayrıca bakınız: "air lift requirement"; "allowable cabin load (air) ; allowable cargo load fair) ; payload; planned load (air) "
ammunition lift capability
(Askeri) MÜHİMMATI AKTARMA KABİLİYETİ: Bir mühimmat birliğinin, bir günde aktarabildiği mühimmat tonu olarak ifade edilen mühimmat taşıma kabiliyeti
ammunition lift capability
(Askeri) mühimmatı aktarma kabiliyeti
base resource and capability estimator
(Askeri) üs kaynak ve imkan ve kabiliyetler değerlendiricisi
breathing capability
nefes alabilirlik
capabilities
yetenek
capabilities
(Askeri) İMKAN VE KABİLİYETLER: Yabancı bir milletin; milli gayelerini, savaşta ve barışta, gerçekleştirmek için kudreti dahilindeki hareket tarzları. Ayrıca bakınız: "enemy capabilities"
deep fording capability
(Askeri) DERİN SUDAN GEÇME KABİLİYETİ: Su geçirmez şekilde imal edilmiş bir kundağı motorlu top veya kara aracının tekerlek ve paletleri ile özel bir kit tatbiki vasıtasıyla bir su engelini aşma özelliği. Bknz. "shallow fording capability"
designed operational capability
(Askeri) tasarlanmış harekat kabiliyeti
drainage capability
drenaj gücü
drainage capability
drenaj kapasitesi
early operational capability; emergency operations center
(Askeri) erken harekat kabiliyeti; acil durum harekatları merkezi
emergency combat capability
(Askeri) ACİL MUHAREBE KABİLİYETİ (HV.): İlk alarm hali (primary alert status) ile ilgili bir durum. Bu durumda; bir füze muharebe atışı için lüzumlu unsurlar atış üssünde hazır ve stratejik erken haber verme ve ikaz şartları altında atış yapabilecek durumdadır
enemy capability
(Askeri) düşman imkan ve kabiliyeti
final operational capability
(Askeri) Nihai harekat imkan ve kabiliyeti
full operational capability
(Askeri) tam harekat imkan ve kabiliyeti
global capability
(Ticaret) evrensel yetenek
highway capability
(Askeri) YOL KABİLİYETİ: Yolun şekli, bakımı, meyli, virajları, hava şartları, yol üzerindeki diğer gidiş gelişler, kullanılan araç tipi vesaireyi tamamen dikkate almak şartıyla bir karayolu üzerinde nakledilebilecek araç miktarı (yol araç kabiliyeti) veya taşınabilen yükün şort ton miktarı (yol tonaj kabiliyeti). Bak. "highway tonnage capability" ve "highway vehicle capability"
highway capability
(Askeri) yol kabiliyeti
highway tonnage capability
(Askeri) YOL TONAJ KABİLİYETİ: Yollarda bulunan köprü ve buna benzer tesisler üzerinden, bunları çökertmeden geçebilecek büyük araçların ağırlık bakımından kapasitesi
highway vehicle capability
(Askeri) kara yolu araç kabiliyeti
highway vehicle capability
(Askeri) KARAYOLU ARAÇ KABİLİYETİ: Belirli bir yoldan bir gün zarfında geçen araç sayısı
initial operational capability
(Askeri) İLK İŞLETME KABİLİYETİ, İLK HAREKAT KABİLİYETİ: Kabul edilmiş belirli özellikleri bulunan ve gereken şekilde eğitilmiş, teçhiz edilmiş ve desteklenmiş bir askeri birlik veya kuvvet tarafından kullanılan veya çalıştırılan bir silah, malzeme kalemi veya sistemi kullanma kabiliyetine ilk ulaşma
initial operational capability date
(Askeri) İLK HAREKAT KABİLİYETİNE ULAŞMA TARİHİ: Muharebe füze birliğinin; muharebe görevini yerine getirmesine imkan verecek şekilde, ilk teçhiz edildiği, eğitildiği ve lojistik desteğinin tesis edildiği tarih. İlk harekat kabiliyeti tarihinin, her yeni füze sisteminde, muharebe teçhizatının, onarım parçalarının, bakım teçhizatının ve yayımların verilmesi ve yetişmiş personelle ikmali bakımından, bir gaye tarihi ile ortak rolü vardır
joint crisis management capability
(Askeri) müşterek kriz yönetim kabiliyeti
logistics capability assessment tool
(Askeri) lojistik imkan ve kabiliyet değerlendirme aracı
logistics capability estimator
(Askeri) lojistik imkan ve kabiliyet değerlendiricisi
measurement capability
(Ticaret) ölçüm yeteneği
military capability
(Askeri) ASKERİ İMKAN VE KABİLİYET: Belirli bir savaş amacına (bir savaş ve muharebeyi kazanmak, bir hedef grubunu imha etmek) erişme yeteneği. Dört ana unsuru içerir: Kuvvet yapısı, modernleştirme, hazır oluş durumu ve harekatları idame ettirme yeteneği. a. Kuvvet Yapısı. Savunma kuvvetlerini oluşturan birliklerin sayısı, büyüklüğü, ve terkibi; örneğin, tümenler, gemiler, hava vingleri (grupları), b. Modernleştirme. Kuvvetlerin, birliklerin, silah sistemlerinin ve teçhizatın teknik olarak geliştirilmesi. c. Hazır Oluş Durumu. Kuvvetlerin, birliklerin, silah sistemlerinin veya teçhizatın tasarlandıkları işleri yerine getirme yeteneği (kabul edilemeyecek derecede gecikme olmadan intikal etme ve kullanılma yeteneğini de içerir.) d. Harekatları İdame Ettirme Yeteneği. Kuvvetlerin, birliklerin, silah sistemlerinin ve teçhizatın, gün sayısı olarak belirtilen eksilmeyen gücü. (Bu tanım alfabetik olarak verilen "sustainability" tanımının 2. kısmıyla aynıdır.)
mission capability
(Askeri) görev imkan ve kabiliyeti
mission capable/mission capability
(Askeri) görev yapabilir / görev imkan ve kabiliyeti
mobilization materiel procurement capability
(Askeri) SEFER MALZEMESİ TEDARİK KABİLİYETİ: Seferberlik tedarik planlaması maksatları için tespit edilmiş sürede bir madde ile ilgili olarak yapılmış veya M-gününden sonra, yapılacak siparişlerle, endüstriden veya mevcut diğer bir kaynaktan elde edilebilecek miktar. Ayrıca bakınız: "mobilization reserves"
movement capability
(Askeri) ULAŞTIRMA KABİLİYETİ: Sevkiyat ve tesellüm makamları ile ulaştırma hizmetlerinin belirli bir süre zarfında, iki veya daha çok nokta veya bölge arasındaki ulaştırma arasındaki ulaştırma imkan ve kabiliyetleri
multicommand required operational capability
(Askeri) çoklu komuta gerektiren harekat imkan ve kabiliyeti
operational capability
işletim kapasitesi
operational capability
işletim kabiliyeyi
pulse capability
(Mekanik) darbe yeteneği
quick reaction capability
(Askeri) ÇABUK TEPKİ KABİLİYETİ: Elektronik harp ve istihbarat ile ilgili olup bir düşmanın teknik veya taktik baskınını, yeni istihbarat veya kendi silah sistemi yada taktiğimizdeki değişikliğin imalat, istihsal, montaj, tadilat problemleriyle lojistik problemleri zamanında çözümleme kabiliyetini ifade eder
railway actual capability
(Askeri) günlük demir yolu kapasitesi
railway actual capability
(Askeri) GÜNLÜK DEMİRYOLU KAPASİTESİ: Bir demiryolu hattının niteliğine mevcut teçhizat ve işletme personeline tabi olarak demiryolu kesiminde bir günde nakledilebilen azami net tonaj
railway potential capability
(Askeri) demir yolu hat kabiliyeti
railway potential capability
(Askeri) DEMİRYOLU HAT KABİLİYETİ, DEMİRYOLU İŞLETME VE İNŞA KABİLİYETİ: Fiziki özelliklere bağlı demiryolu kapasitesi. Bu kapasite demiryolu trafiğini sağlamak maksadıyla kullanılır. Ayrıca bakınız: "railway actual capability"
readiness capability
(Askeri) HAZIRLAMA KABİLİYETİ: Her birlik için tayin edilen ve ordu komutanlığının programlanmış ve kendisine tahsis edilmiş kaynaklarla desteklenmesi imkan ve kabiliyetleri dahilinde bulunan hazırlık derecesi. Ayrıca bakınız: "operational readiness"
regional operations center; required operational capability
(Askeri) bölgesel
required operational capability
(Askeri) GEREKLİ HAREKAT KABİLİYETİ: Seri numaralı resmi bir döküman. Bu dökümanda; ilerde belirli bir zamanda lüzumlu olarak mütalaa edilen hareket imkan ve kabiliyetlerinin genel tarıfi yapılmakta; icra vasıtasından ziyade; arzu edilen imkan ve kabiliyet ana hatlarıyle belirtilmekte; hedef, harekat tasarısı, tahmin edilen harekat ortamı ve dikkate alınması gerekli diğer ilgili faktörler ifade edilmektedir
residual capability assessment system
(Askeri) kalan imkan ve kabiliyetleri değerlendirme sistemi
residual capability assessment team
(Askeri) kalan imkan ve kabiliyetleri değerlendirme timi
second strike capability
(Askeri) İLK DARBEDEN KURTULMA İMKANI: Etkili bir karşı darbe indirmek için yeterli kaynaklarla ilk darbeden kurtulma imkanı. (Genelde bir nükleer harekatla birlikte yapılır)
selective fire capability
(Askeri) Tek tek ve seri ateş edebilme
shallow fording capability
(Askeri) SIĞ SUDAN GEÇME KABİLİYETİ: Su geçirmez şekilde imal edilmiş bir kara aracı veya kundağı motorlu topun, tekerlek veya paletleri yerle temas halinde olduğu halde özel bir su geçirmez kit olmaksızın bir su engelini aşma özelliği
shallow fording capability
(Askeri) sığ sudan geçme kabiliyeti
single integrated damage analysis capability
(Askeri) tek entegre hasar analizi kabiliyeti
swimming capability
(Askeri) yüzme kabiliyeti
swimming capability
(Askeri) YÜZME KABİLİYETİ: Bir aracın, bir kıyıdan karşı kıyıya kendi kendine gitmek suretiyle ve tabana temas etmeden, su engellerini aşma kabiliyeti. Ayrıca bakınız: "amphibious vehicle"
war material procurement capability
(Askeri) SAVAŞ MALZEMESİ TEDARİK İMKANI: Savaş malzemesi tedarik planlaması amaçları için belirlenen sürede, bir harekatın başladığı günden sonra (D-day) verilen emirlerle bir endüstriyel veya diğer bir kaynaktan temin edilebilecek madde miktarı
Английский Язык - Английский Язык
{i} ability, skill, general ability or power of an organization or a machine to be used to do something or to do something
Capacity of being used or improved
{n} a capacity, capable state, fitness
A person's ability to demonstrate that s/he is able to meet all the professional demands made in the job For one of a variety of reasons, a person may be incompetent in an essential part of a job
the ability to accomplish a task
Data processing equipment characteristic by which one machine may accept and process data without conversion or code modification
the ability of a group of people to do certain things
The maximum load that a generating station can carry under specified conditions for a given period of time without exceeding approved limits of temperature and stress
the susceptibility of something to a particular treatment; "the capability of a metal to be fused"
A context specific skill that can be broken down to its component behaviours
intellectual power or ability
An operational outcome or effect that users of equipment need to achieve As a Systems Engineering Term: The operational need which is satisfied by the deployment of an operational system integrated with other co-operating systems
The capability of a process is how the process performs compared to its specification limits or requirements
The ability of a transport mode to provide the appropriate equipment and conditions for moving specific kinds of goods p 406
The maximum load that a generating unit, power plant, or other electrical apparatus can carry under specified conditions for a given period of time, without exceeding its approved limits of temperature and stress
The power or ability to generate an outcome
Identification of an object that specifies the access privileges given to the accessor possessing the ability
The ability to successfully perform an operation or accomplish an objective The evaluation of capabilities includes an assessment of a force's current situation as well as its organization, doctrine, and normal TTPs Capabilities are stated in terms of broad COAs and supporting operations Generally, only capabilities that will influence accomplishment of the friendly command's mission are addressed
the quality of being capable -- physically or intellectually or legally; "he worked to the limits of his capability" an aptitude that may be developed the susceptibility of something to a particular treatment; "the capability of a metal to be fused
An ability given to operators that enables them to perform a specific action These are edited by administrators on an organizational basis from the WebCheckout Operator Administration screen
an aptitude that may be developed the susceptibility of something to a particular treatment; "the capability of a metal to be fused
A token that grants the bearer permission to access an object or service In Kerberos, this might be a ticket whose use is restricted by the contents of the authorization data field, but which lists no network addresses, together with the session key necessary to use the ticket
A country's military capability is its ability to fight in a war. Their military capability has been reduced because their air force has proved not to be effective
The maximum load that a generating unit, generating station, or other electrical apparatus can carry under specified conditions for a given period of time without exceeding approved limits of temperature and stress
The maximum load that a machine, station or system can carry under specified conditions for a given interval without exceeding approved limits
the quality of being capable -- physically or intellectually or legally; "he worked to the limits of his capability"
CAPABILITY is the maximum electrical load which a generating station or electrical equipment can carry under specific conditions for a given period of time, without exceeding approved limits of temperature and stress
– The potential of an area of land/or water to produce resources, supply goods and services, and allow resource uses under a specified set of management practicews and at a given level of management intensity
If you have the capability or the capabilities to do something, you have the ability or the qualities that are necessary to do it. People experience differences in physical and mental capability depending on the time of day The standards set four years ago in Seoul will be far below the athletes' capabilities now. = ability
The "intrinsic ability" of land is ability to produce some resource, crop, or use type intensity, and quality on a sustained basis (i e , without significant resource deterioration over the time span of renewing biogeochemical cycles), unaltered by any level of potential, future human management activities or other type of alternation) "Feasibility" refers to usability; potential ratings based on an evaluation of offsite factors -- such as accessibility, present and forecasted socioeconomic conditions, technological developments, etc
The measure of a threat's technical expertise or knowledge of a system's connectivity
The ability of a suitably organized, trained, and equipped entity to access, penetrate, or alter government or privately owned information or communications systems and/or to disrupt, deny, or destroy all or part of a critical infrastructure
A protected pointer or name, implemented with bits but situated so that the holder and user lacks access to those bits Capabilities may be passed among programs but only by means of protocols that specifically allow capabilities to be passed, as they are not data In a capability system: For a program to access an object it is necessary and sufficient for that program to hold and designate a capability to that object The capability is the only system mechanism used to name or locate user or system components within the system Thus to employ the authority of a capability, the program must designate that capability as it employs its authority Here is Jonathan Shapiro's introduction to capabilities
– Assesses your Association’s current technical capabilities and practices What are you doing today? Is it the right thing to be doing? Is the technology you’ve implemented best for your organization?
the capacity of a person to complete a specified assessable action in a defined range of complexity, context and purpose Capability results from learning and is specified in terms of knowledge, skill, abilities and values (See competence )
an aptitude that may be developed
The quality of being capable; capacity; capableness; esp
Capability Brown
a British garden designer, who planned many large and famous gardens in castles and large country houses in England (1716-83). orig. Lancelot Brown born 1715, Kirkharle, Northumberland, Eng. died Feb. 6, 1783, London British master of naturalistic garden design. He worked for years at Stowe, Buckinghamshire, one of the most talked-of gardens of the day, under William Kent (1685-1748). By 1753 he was the leading "improver of grounds" in England. At Blenheim Palace he created masterly lakes and almost totally erased the earlier formal scheme. His landscapes consisted of expanses of grass, irregularly shaped bodies of water, and trees placed singly and in clumps. His style is often thought of as the antithesis of that of André Le Nôtre, designer of the formal Versailles gardens. Brown's nickname arose from his habit of saying that a place had "capabilities
process capability
The Process Capability is a measureable property of a process to the specification. The output of this measurement is usually illustrated by an histogram and calculations that predict how many parts will be produced out of specification
according to his capability
in proportion to his potential, in correspondence with his ability
beyond his capability
more than he is able to do, above his ability
capabilities
The resources, both financial and organizational, that can be brought to bear in pursuit of strategies
capabilities
A company's distinctive competencies to do something well and efficiently p 663
capabilities
plural of capability
capabilities
are repeatable patterns of action in the use of assets to create, produce and/or offer products to a market
capabilities
¾ These data describe the list or range of configurable values for each hardcopy, configuration datum ¾ for example, a list of supported paper sizes For more information, see Appendix D, "Hardcopy "
capabilities
How well a piece-of hardware or software can perform its function(s); for example, a modem may transmit data at 33Kbps;a digital camera may-capture images with 1200 x 800 pixel resolution
military capability
capability in terms of personnel and materiel that affect the capacity to fight a war; "we faced an army of great strength"; "politicians have neglected our military posture
nuclear capability
If a country has nuclear capability, it is able to produce nuclear power and usually nuclear weapons
operating capability
the capability of a technological system to perform as intended
strategic capability
ability to properly plan combat, ability to form plans that maximize military strength
capability
Избранное