birlikteler

listen to the pronunciation of birlikteler
Турецкий язык - Английский Язык
of the
birlikte
together

They knew they must fight together to defeat the common enemy. - Ortak düşmanı yenmek için birlikte dövüşmek zorunda olduklarını biliyorlardı.

I think that our living together has influenced your habits. - Sanırım birlikte yaşamamız senin alışkanlıklarını etkiledi.

birlikte
{e} with

His daughter is eager to go with him anywhere. - Kızı onunla birlikte herhangi bir yere gitmeye isteklidir.

Everyone has the right to own property alone as well as in association with others. - Her şahıs tek başına veya başkalarıyla birlikte mal ve mülk sahibi olma hakkına sahiptir.

birlikte
as well as

Everyone has the right to own property alone as well as in association with others. - Her şahıs tek başına veya başkalarıyla birlikte mal ve mülk sahibi olma hakkına sahiptir.

She was intelligent as well as beautiful. - O zeki olmakla birlikte güzeldi.

birlikte
conjunction

Bribes are something that arises in conjunction with power organizations. - Rüşvet güç örgütleri ile birlikte ortaya çıkan bir şeydir.

birlikte
joint

We run the store jointly. - Biz mağazayı birlikte çalıştırıyoruz.

birlikte
along with

Come along with us if you like. - Eğer istiyorsan bizimle birlikte gelebilirsin.

Tom boarded the ship along with his three children. - Tom, üç çocuğu ile birlikte gemiye bindi.

birlikte
common

They knew they must fight together to defeat the common enemy. - Ortak düşmanı yenmek için birlikte dövüşmek zorunda olduklarını biliyorlardı.

Logic and common sense suggest that Russia, the European Union and the United States must act together. - Mantık ve sağduyu Rusya, Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletlerinin birlikte hareket etmesini öneriyor.

birlikte
ideally
birlikte
(deyim) go hand in hand
birlikte
along way off
birlikte
shoulder
birlikte
collective
birlikte
(Ticaret) combination
birlikte
in a body
birlikte
unison
birlikte
simultaneous
birlikte
shared

Fadil asked Dania to live with him in the house he shared with his grandmother. - Fadıl, Dania'dan büyükannesi ile paylaştığı evde birlikte yaşamasını istedi.

birlikte
in company with

He came in company with his mother. - Şirkete annesiyle birlikte geldi.

birlikte
(deyim) be hand in hand
birlikte
in tandem
birlikte
(Politika, Siyaset) concomitantly
birlikte
associate
birlikte
in tandem with
birlikte
along

My Japanese teacher used to use a song to help us remember verb conjugations. No one really sang along. - Benim Japon öğretmenim fiil çekimlerini hatırlamamıza yardımcı olan bir şarkı kullanırdı. Hiç kimse gerçekten birlikte söylemezdi.

We often took a walk along the seashore together in the morning. - Biz genellikle sabahları birlikte sahil boyunca bir yürüyüş yapardık.

birlikte
jointly

We run the store jointly. - Biz mağazayı birlikte çalıştırıyoruz.

birlikte
cum
birlikte
simultaneously
birlikte
in concert
birlikte
hand in hand

A surgeon lives with Death, his inseparable companion - I walk hand in hand with him. - Bir cerrah ayrılmaz arkadaşı olan ölümle birlikte yaşar - Ben onunla el ele yürüyorum.

Industrialization often goes hand in hand with pollution. - Sanayileşme çoğu kez kirlilikle birlikte gider.

birlikte
in conjunction

Bribes are something that arises in conjunction with power organizations. - Rüşvet güç örgütleri ile birlikte ortaya çıkan bir şeydir.

birlikte
in common
birlikte
in concur with
birlikte
in collaboration with
birlikte
unisonous
birlikte
as one man
birlikte
together, along, in company
birlikte
co
birlikte
together; with each other; as a body; together with, along with, with
birlikte
(used with an infinitive) although: Bilgi dağarcığında bazı eksiklikler bulunmakla birlikte bu alanda rakipsiz. Although his knowledge is deficient in some areas, he is unrivaled in this field
Турецкий язык - Турецкий язык

Определение birlikteler в Турецкий язык Турецкий язык словарь

Birlikte
ma
Birlikte
hep beraber
Birlikte
bile
Birlikte
maan
birlikte
Yanında, beraberinde
birlikte
Bir arada, beraberce: "Doğrandı mübarek vatanın bağrı sebepsiz / Birlikte bugün bulmalıyız derdine çare."- T. Fikret
birlikte
Bir arada, beraberce
birlikteler
Избранное