beriden

listen to the pronunciation of beriden
Турецкий язык - Английский Язык

Определение beriden в Турецкий язык Английский Язык словарь

beri
since

I hear he has been ill since last month. - Onun geçen aydan beri hasta olduğunu duydum.

It is five years since we moved here. - Buraya taşındığımızdan beri beş yıl geçti.

beri
onwards
beri
from

I haven't heard from Jane since she moved to Tokyo. - Tokyo'ya taşındığından beri, ben Jane'den haber almadım.

I haven't seen Rick since he returned from New Zealand. - Yeni Zelanda'dan geri döndüğünden beri Rick'i görmedim.

beri
on
beri
for

Tom had a new scar on his forehead since the last time Mary had seen him. - Tom'un alnında Mary onu son gördüğünden beri yeni bir yara vardı.

Since the mid-20th century, the number of hutongs in Beijing has dropped dramatically as they are demolished to make way for new roads and buildings. - 20. yüzyılın ortalarından beri Pekin'de su kuyusu sayısı önemli ölçüde düşmüş ve yeni yol ve binalar için bir yol yapmak için yıkılmışlardır.

beri
the near side
beri
this way
beri
free
beri
ever since

Tom has been working as a translator ever since he graduated from college. - Tom üniversiteden mezun olduğundan beri bir çevirmen olarak çalışmaktadır.

I have known him ever since he was a child. - Onu çocukluğundan beri tanırım.

beri
onward
beri
down

Tom's gone down two pant sizes since he went vegan. - O vegan olduğundan beri Tom iki pantolon ölçüsü düştü.

That politician has come down in the world since the so-called Recruit scandal was publicized. - Sözde acemi skandalı duyulduğundan beri o politikacı dünyada gözden düştü.

beri
the near side; this way; since, ever since; for
beri
here; near, this side (of)
öteden beriden bahsetmek
to talk of various things, talk of this and that
Турецкий язык - Турецкий язык

Определение beriden в Турецкий язык Турецкий язык словарь

BERÎ
(Osmanlı Dönemi) (Berâet. den) Kurtulmuş. Temiz. Kayıt ve hüküm altında olmayan. Zimmeti bulunmayan adam. Hiçbir karışıklık, kusur ve noksanı olmayan. Hastalıktan sâlim olan. (Bak: Ber
beri
Bu uzaklıkta bulunan
beri
çilek ve kiraz gibi etli ve ince kabuklu meyveler
beri
Bu uzaklıkta bulunan: "Ağaçlardan, karanlığın beri tarafına doğru bir nehir akışı var."- S. F. Abasıyanık. Çıkma durumundaki kelimelerden sonra getirilerek bir işin başlangıcını gösterir: "Kar sabahtan beri yağmıştı."- S. F. Abasıyanık
beri
Konuşanın önündeki iki uzaklıktan kendisine daha yakın olanı
beri
Çıkma durumundaki kelimelerden sonra getirilerek bir işin başlangıcını gösterir
öteden beriden
Çeşitli yerlerden veya şeylerden, şundan bundan, şuradan buradan