bazı

listen to the pronunciation of bazı
Турецкий язык - Английский Язык
some

Some of the students went by bus, and others on foot. - Bazı öğrenciler otobüsle gitti, diğerleri de yürüyerek gitti.

Some read books just to pass time. - Bazıları yalnızca zaman geçsin diye kitap okurlar.

some, certain
sometimes

Tiny mistakes can sometimes lead to big trouble. - İnce hatalar bazı zamanlar büyük problemlere yol açar.

There are sometimes blizzards in Kanazawa. - Bazı zamanlar Kanazawa'da tipi olur.

1.some, certain; some of
certain

You can't communicate without a basic understanding of certain rules. - Bazı temel kuralları bilmeden iletişim kuramazsın.

Tom certainly has some pretty old-fashioned ideas. - Tom'un kesinlikle bazı oldukça eski-moda fikirleri var.

a few

Mary and some other women were here for a few hours. - Mary ve diğer bazı kadınlar birkaç saattir buradaydı.

Some people today have a few genes from other species, the Neanderthals and the Denisovans. - Bazı insanlar bugün Neandertaller ve Denisovanlar gibi diğer türlerden birkaç gene sahiptir.

any

Some people say there shouldn't be any secrets between friends. - Bazı insanlar arkadaşlar arasında herhangi bir sır olmaması gerektiğini söylüyorlar.

Some people don't believe in any religion. - Bazı insanlar herhangi bir dine inanmıyor.

sundry
{i} pad
bazı bakımlardan
in some ways
bazı duygular
some feelings
bazı haftalar
some weeks
bazı hususların açıklığa kavuşması
to clarify some subjects
bazı hususların açıklığa kavuşması
clarification of some points
bazı yönlerden
in some aspects
bazı yönlerden
in some ways
bazı yönleri
some aspects of it
bazı bazı
now and then from time to time
bazı bazı
now and then, from time to time, off and on
bazı değerli eşyalarımı emanet kasasına koymak istiyorum
I would like to put some valuables in the safe deposit box
bazı insanlar
some people

Some people are working in the fields. - Bazı insanlar tarlalarda çalışıyorlar.

Some people in the world suffer from hunger. - Dünyada bazı insanlar, açlıktan çeker.

bazı konularda
in some respects
bazı sözcükleri çıkarılmış
elliptical
bazı sözcükleri çıkarılmış
elliptic
bazı testler yaptırmanız gerekiyor
You have to do some tests
bagajım kırılmış ve bazı şeyler eksik
My baggage is broken
makyaj bazı
make-up base
zaman bazı
(Askeri) time base
Savunma Karargahı Başkanı (Kanada), Genelkurmay Başkanı (Bazı ülkelerde); Kutuyl
(Askeri) Chief of Defense Staff (Canada); container delivery system
boya bazı
dye base
harita bazı
(Havacılık) chart base
neon zaman bazı
neon time base
oksidasyon bazı
oxidation base
sanırım bazı fotoğraflar karanlık çıkmış
I think some of these photos are underexposed
valizim kırılmış ve bazı şeyler eksik
My suitcase is broken and some things are missing
yoğunlaşma izi: bazı şartlar altında uçuş halindeki bir füze veya diğer araç ger
(Askeri) condensation trail
Турецкий язык - Турецкий язык
Ara sıra, arada bir, kimi vakit: "Bazı, mağazadan içeriye girinceye kadar kendimden geçerdim."- Y. K. Karaosmanoğlu
Halı dokuma tezgahında bulunan, aralarına dokuma ipi geçirilen ağaç silindir
Birtakım, kimi: "Bazı Türkler oraya eğlenmeye giderler."- Ö. Seyfettin
Ara sıra, arada bir, kimi vakit
Birtakım, kimi
kimi
bazı bazı
Ara sıra, arada bir
bazı
Избранное