It's rumored that he has a lot of money stashed away in a Swiss bank account.
- Onun bir İsviçre banka hesabında gizlenmiş çok fazla parası olduğu söyleniyor.
Tom has a bank account in the Cayman Islands.
- Tom'un Cayman Adaları bir banka hesabı var.
It's rumored that he has a lot of money stashed away in a Swiss bank account.
- Onun bir İsviçre banka hesabında gizlenmiş çok fazla parası olduğu söyleniyor.
I'll open a bank account.
- Banka hesabı açacağım.
She was formerly a bank clerk.
- O eskiden bir banka memuruydu.
Her father is a bank clerk.
- Onun babası bir banka memuru.
I know Tom is a bank manager.
- Tom'un bir banka müdürü olduğunu biliyorum.
The bank manager distrusted one of the cashiers.
- Banka müdürü, kasiyerlerden birine güvenmedi.
Bank robbery will cost you ten years in prison.
- Banka soygunu sana hapishanede on yıla malolacak.
Tom didn't have anything to do with the bank robbery.
- Tom'un banka soygunu ile bir ilgisi yoktu.
A banking scandal is sweeping across Capitol Hill.
- Bir bankacılık skandalı Capitol Hill'i baştan başa süpürüyor.
The banking industry lobbied for deregulation.
- Bankacılık sektörü deregülasyon için lobi yaptı.
The bank loaned him 500 dollars.
- Banka ona 500 dolar ödünç verdi.
This is a post office and that is a bank.
- Bu bir postane, şu ise bir bankadır.