Sen çok tertipli değilsin, değil mi?
- You aren't very organized, are you?
Tom çok tertipli değildi.
- Tom wasn't very organized.
Tom CDlerini bir sanatçıyla organize etti.
- Tom organized his CDs by artist.
Yeni yasa birazcık organize suçu kapsamalıdır.
- The new law should take a bite out of organized crime.
Evleri Feng Shui'ye göre düzenlendi.
- Their house is organized according to Feng Shui.
O, bir yaz rock festivali düzenledi.
- He organized a summer rock festival.
Toplantı gelecek pazar düzenlendi.
- The meeting was arranged for next Sunday.
Kayalar Japon tarzı bahçede güzel biçimde düzenlendi.
- Rocks are beautifully arranged in the Japanese-style garden.
İki pul koleksiyoncusu bir takas düzenledi.
- The two stamp collectors arranged a trade.
Kitapları büyüklüklerine göre düzenledik.
- We arranged the books according to size.
Kamuoyunun örgütlü suça olan hayranlığı çok rahatsız edicidir.
- The public's fascination with organized crime is very disturbing.
Tom düzenli, değil mi?
- Tom is organized, isn't he?
Tom çok düzenli değil.
- Tom isn't very organized.