Bilim yaş ile otomatik olarak gelmez.
- Wisdom does not automatically come with age.
Bir mektubu kurşun kalem ile yazmamalısın.
- You must not write a letter with a pencil.
O her gün şemsiyesini yanında taşır.
- He carries his umbrella about with him every day.
Yanında sadece 100 yeni vardı.
- He had only one hundred yen with him.
Tom neredeyse yanına bir şemsiye almayı unutuyordu.
- Tom almost forgot to take an umbrella with him.
Yanına bir şemsiye almadı.
- He didn't take an umbrella with him.
Benimle Lady Gaga'nın bir canlı konserini seyretmeye gitmek isteyen biri varmı?
- Is there anybody who would like to go see a live concert of Lady Gaga with me?
Ben özellikle bu canlı portreden memnunum.
- I am pleased with this vivid portrait in particular.
Tom Mary ile beraber çıkmamı öneren kişiydi.
- Tom was the one who suggested that I go out with Mary.
Leyla, Sami ile beraber uyuşturucu kullanıyordu.
- Layla was doing drugs with Sami.
Yeteneğin sayesinde çok para kazanabilmelisin.
- With your talent, you should be able to make a lot of money.
Yardımın sayesinde başarabildim.
- With your help, I could succeed.
Tom grip nedeniyle hastalandı.
- Tom came down with the flu.
Hastalık nedeniyle ödevimde erkek kardeşime yardım ettirmek zorunda kaldım.
- I had to have my brother help me with my homework due to illness.
Bence herkes biraz pişmanlık ile kendi çocukluğuna geri bakar.
- I think everyone looks back on their childhood with some regret.
O bir hafta içinde geri dönecek.
- She will be back within a week.
I am fain to dine and sup with water and bran.