Bu hindinin tadı iyi.
- This turkey tastes good.
Onlar Şükran Gününde hindi yediler.
- They ate turkey on Thanksgiving Day.
Polonya, Türkiye Cumhuriyeti'ni tanıyan ilk ülkelerden biriydi.
- Poland was one of the first countries to recognize the Republic of Turkey.
Polonya'dan Türkiye'ye ithal edilen bir sürü ürün var.
- There are many products imported from Poland to Turkey.
Kamyonun bir debriyaj arızası vardı.
- The truck had a clutch failure.
Onun projesi başarısızlıkla sona erdi.
- His project ended in failure.
O, kendini öldürmeye çalıştı fakat o başarısızlıkla sonuçlandı.
- He tried to kill himself but it ended in failure.
Tom'un konjestif kalp yetmezliği var.
- Tom has congestive heart failure.
Kalp yetmezliğinden aniden öldü.
- He died quite suddenly of heart failure.
Tom hataları için her zaman başka birini suçlamaya çalışır.
- Tom always tries to blame someone else for his failures.
Hata için o suçlanacak.
- He is to blame for the failure.
O tam bir fiyaskoydu.
- It was a complete failure.
Parti bir fiyaskoydu.
- The party was a failure.
Batmanın eşiğindeyiz.
- We're on the border of failure.
Hatamdan dolayı annem hayal kırıklığına uğradı.
- My mother was disappointed by my failure.
Leyla kalp yetmezliği için kritik bir riskteydi.
- Layla was at a critical risk of heart failure.
Tom'un konjestif kalp yetmezliği var.
- Tom has congestive heart failure.
Structural failure will occur in three minutes, 30 seconds.
... like this was a destined failure is another way ...
... success rate, you triple your failure rate. It's very hard if you have to make all your ...