It was just a joke. Lighten up!
- Sadece bir şakaydı.Aydınlat!
I said so by way of a joke.
- Şaka ile öyle söyledim.
Lucy was bantered by her grandparents.
- Lucy'ye büyük ebeveynleri tarafından şaka yapıldı.
The conversation started with friendly banter but ended in bruises.
- Konuşma dostça şakayla başladı fakat morluklarla sona erdi.
That joke wasn't funny.
- Bu şaka/fıkra komik değildi.
Your jokes aren't funny.
- Şakaların komik değil.
The squirrel that you kill in jest, dies in earnest.
- Şakacıktan öldürdüğün sincap ciddi olarak ölür.
Life is a jest, and all things show it, I thought so once, and now I know it.
- Bir zamanlar hayatın bir şaka olduğunu, her şeyin de bunu gösterdiğini düşünürdüm. Artık biliyorum.
I meant it as a joke.
- Ben onu şaka olarak söylemiştim.
This was meant as a joke.
- Bu bir şaka olarak yapılmıştı.
I don't feel like joking.
- Canım şaka yapmak istemiyor.
This is no time for joking.
- Şaka yapma zamanı değil.