righteous; upright; just; good; said of persons

listen to the pronunciation of righteous; upright; just; good; said of persons
İngilizce - Türkçe

righteous; upright; just; good; said of persons teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

rightful
hakkı olan
rightful
meşru
rightful
yasaya uygun
rightful
{s} hakiki
rightful
{s} yasal

Ben sadece yasal olarak benim olanı istiyorum. - I only want what is rightfully mine.

rightful
{s} yerinde
rightful
{s} (birinin) hakkı olan
rightful
{s} haklı
rightful
{s} gerçek, yasal: Who's the rightful owner? Gerçek sahibi kim?
rightful
rightfulness haklı olma
rightful
{s} gerçek

Bu eşyalar gerçek sahibine iade edilmelidir. - These items must be returned to their rightful owner.

rightful
rightfullyhaklı olarak
İngilizce - İngilizce
rightful
righteous; upright; just; good; said of persons