present participle of to visit

listen to the pronunciation of present participle of to visit
İngilizce - Türkçe

present participle of to visit teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

visiting
{s} ziyaret

İsviçre, çok güzel bir ülkedir ve ziyaret edilmeye değerdir. - Switzerland is a very beautiful country and well worth visiting.

Fred'in annesiyle birlikte Kyoto'u ziyaret edişini hatırlıyorum. - I remember Fred visiting Kyoto with his mother.

visiting
{s} ziyaret eden

Ziyaret eden yazarın onuruna bir parti düzenlendi. - A party was held in honor of the visiting writer.

visiting
(Spor) deplasmana gitmek
visiting
{f} ziyaret et

Büyük şehirleri ziyaret etmekten hoşlanmam. - I don't like visiting big cities.

Ben, dün hiç zaman kaybetmeden teyzemi hastanede ziyaret ettim. - I lost no time in visiting my aunt in the hospital yesterday.

visiting
visiting pr
visiting
visiting book yapılmış veya yapılacak ziyaretlerin yazıldığı defter
visiting
visiting nurse gezer hastabakıcı
visiting
visiting day kabul günü
visiting
{s} konuk olan
visiting
visiting card kartvizit
visiting
resmi ziyarette bulunan kimse
İngilizce - İngilizce
visiting