predetermine

listen to the pronunciation of predetermine
İngilizce - Türkçe
önceden tayin etmek
önceden belirlemek
önceden saptamak
önceden belirle

Hegel'le aynı şekilde, Panovsky'nin diyalektik kavramı tarihe önceden belirlenmiş bir rotayı izlettirir. - In the same way as Hegel, Panovsky's notion of the dialectic makes history follow a predetermined course.

önceden kararlaştırmak
{f} önceden tayin etmek/belirtmek
predetermine, preordain
Önceden nasip etmek önceden belirlemek
predetermined
önceden belirlenmiş

Hegel'le aynı şekilde, Panovsky'nin diyalektik kavramı tarihe önceden belirlenmiş bir rotayı izlettirir. - In the same way as Hegel, Panovsky's notion of the dialectic makes history follow a predetermined course.

foreordain
önceden takdir et
predetermination
önceden belirleme
predetermination
önceden saptama
predetermined
önceden belirle(mek)
predetermines
önceden belirler
foreordain
{f} alnına yazmak
foreordain
{f} önceden kısmet etmek
foreordain
takdir
foreordain
foreordination kader
foreordain
önceden tayin ve tertip etmek
foreordain
kısmet
foreordain
önceden kararlaştır
predetermination
{i} önceden kararlaştırma
predetermination
(Sosyoloji, Toplumbilim) önbelirlenim
predetermination
(Sosyoloji, Toplumbilim) önbelirleme
predetermination
(Sosyoloji, Toplumbilim) önbelirlenme
predetermined
(Askeri) ÖNCEDEN SAPTANMIŞ
predetermined
{s} önceden kararlaştırılmış
predetermined
önceden belirle

Hegel'le aynı şekilde, Panovsky'nin diyalektik kavramı tarihe önceden belirlenmiş bir rotayı izlettirir. - In the same way as Hegel, Panovsky's notion of the dialectic makes history follow a predetermined course.

predetermined
mukadder
to predetermine
önceden saptamak
to predetermine
önceden belirlemek
İngilizce - İngilizce
To determine or decide something in advance
determine beforehand
cause to be biased
To determine beforehand
To doom by previous decree; to foredoom
To determine (something) beforehand
{f} set beforehand; predestine, preordain; decide in advance
predetermination
Something that has been decided in advance
predetermined
Simple past tense and past participle of predetermine
to predetermine
foreordain
predetermination
{n} a previous determination
predetermination
The act of determining beforehand
predetermination
{i} predestination, act of setting in advance; advance decision
predetermination
The act of previous determination; a purpose formed beforehand; as, the predetermination of God's will
predetermination
the act of determining or ordaining in advance what is to take place
predetermined
set in advance; "a preset plan of action"; "at a predetermined time"
predetermined
If you say that something is predetermined, you mean that its form or nature was decided by previous events or by people rather than by chance. The Prince's destiny was predetermined from the moment of his birth The capsules can be made to release the pesticides at a predetermined time. decided or arranged before something happens, so that it does not happen by chance predetermined level/limit/amount etc
predetermined
determined in advance
predetermined
{s} set in advance; decided beforehand, preordained; forced, impelled
predetermine