person who dances

listen to the pronunciation of person who dances
İngilizce - Türkçe
dansçı
dancer
çengi
dancer
dansçı

Mary Evlenmeden önce, o bir dansçı idi. - Before Mary got married, she was a dancer.

Aoi çok iyi bir dansçıdır. - Aoi is a very good dancer.

dancer
köçek
dancer
dansör
dancer
belly dancer oriyantal dansöz
dancer
{i} dansçı kız
dancer
dans eden kimse
dancer
ballet dancer balerin
dancer
{i} dansöz

Leyla mükemmel bir dansözdü. - Layla was a hell of a dancer.

O bir oryantal dansöz. - She's a belly dancer.

dancer
{i} danseden kimse
dancer
{i} rakkas
dancer
rakkase
İngilizce - İngilizce
{i} dancer
A person who dances
dancer
person who dances

    Heceleme

    per·son who dances

    Türkçe nasıl söylenir

    pırsın hu dänsız

    Telaffuz

    /ˈpərsən ˈho͞o ˈdansəz/ /ˈpɜrsən ˈhuː ˈdænsəz/

    Günün kelimesi

    pike