not polite

listen to the pronunciation of not polite
İngilizce - Türkçe
kibar değil
impolite
{s} kaba

Kimse kaba satıcıları sevmez. - Nobody likes impolite salesmen.

İnsanlara dik dik bakmak kabalıktır. - It's impolite to stare at people.

impolite
inceliksiz
impolite
{s} terbiyesiz

Tom Mary'ye oğlunun terbiyesiz düşünceleri için özür diledi. - Tom apologized to Mary for his son's impolite remarks.

Tom için önemli olan tek şey, bizim onun patronuna karşı terbiyesiz olmamamızdı. - The only thing that mattered to Tom was that we weren't impolite to his boss.

impolite
kaba bir şekilde
impolite
kabalık

Onlar çok iyi tanımadıkları biriyle aynı fikirde olmamayı kabalık olarak düşünüyorlar. - They consider it impolite to disagree with someone they don't know very well.

Onun davetini geri çevirmen büyük kabalık. - It is very impolite of him to decline their invitation.

impolite
{s} nezaketsiz
impolite
{s} incitici
impolite
impolitenessterbiyesizlik
İngilizce - İngilizce
impolite
not polite

    Heceleme

    not po·lite

    Türkçe nasıl söylenir

    nät pılayt

    Telaffuz

    /ˈnät pəˈlīt/ /ˈnɑːt pəˈlaɪt/