nerde

listen to the pronunciation of nerde
Türkçe - İngilizce
wherein
where in
nerede
where

Please tell me where you will live. - Lütfen bana nerede yaşayacağını söyle.

Where do you want to sit? - Nerede oturmak istiyorsun?

nerde oturuyorsunuz
where do you live
nerde?
Where?
nerde duracağını bilememek
know no bounds
nerde çokluk orda bokluk
(deyim) too many cooks spoil the broth
nerde çokluk, orada bokluk
(deyim) too many cooks spoil the broth
nerede
whereabouts

We couldn't find out her whereabouts. - Onun nerede olduğunu bulamadık.

The whereabouts of the suspect is still unknown. - Şüphelinin nerede olduğu hâlâ bilinmiyor.

nerede
wherever

Put the box wherever you can find room for it, please. - Sen onun için nerede oda bulabilirsen kutuyu koy, lütfen.

Wherever you go, don't forget where you came from. - Nereye gidersen git, nereden geldiğini unutma.

nerede
wheres
kendisi muhtac-ı himmet bir dede. (Nerde kaldı geriye himmet ede.)
(Konuşma Dili) You can't expect any help from him since he's in need of help himself
nerede
nerede How can you compare ...?/... can't be compared to ...: Cevdet nerede, Şevket nerede? You can't liken Cevdet to Şevket! Şalgam nerede, gül nerede? How can you compare a turnip to a rose?
nerede
wherein
Türkçe - Türkçe
bakınız nerede
bakınız: nerede
nerede
Hangi yerde?" anlamına yer zarfı: "Bu kadın nerede imiş, babası onu nerede görmüş?"- M. Ş. Esendal. İmkânsız: "Sözde hislerimi, hatıralarımı günü gününe yazacaktım
nerede
"Hangi yerde?" anlamına yer zarfı
nerede
Nerede!"- Ö. Seyfettin
nerede
"Özlem, arayış imkânı var mı, imkânsız" anlamlarında kullanılır
nerde