nefes alamama

listen to the pronunciation of nefes alamama
Türkçe - İngilizce
asphyxiation
nefes alamama sonucu boğulma
(Kanun) suffocation
nefes alamama sonucu boğulma
drawning
nefes al
breathe

He lies as naturally as he breathes. - Nefes alışı kadar doğal şekilde yalan söyler.

It's not possible to breathe here. - Burada nefes almak mümkün değil.

nefes al
respire
nefes al
{f} breathing

She was breathing hard. - O zor nefes alıyordu.

Pneumonia causes difficulty in breathing. - Zatürre nefes almada zorluğa neden olur.

nefes alamamak
1. to be unable to breathe properly. 2. to be very busy, not to have time to catch one's breath
nefes alamamak
smother
nefes alamama