mumla

listen to the pronunciation of mumla
Türkçe - İngilizce
{f} waxing
{f} wax

How often do you wax your skis? - Kayaklarını ne kadar sıklıkta mumlarsın?

My maid waxes my house once a week. - Benim hizmetçi haftada bir kez evimi mumlar.

mum
candle

The candle went out instead of having been put out. - Mum söndürülmek yerine söndü.

The candle went out by itself. - Mum kendiliğinden söndü.

mum
wax

Did you forget to wax the floor again? - Zemini tekrar mumlamayı unuttun mu?

The car is waxed and shining. - Araba mumluydu ve parlıyordu.

mumla aramak
1. to miss bitterly, feel the loss of grievously; to rue the absence of. 2. to crave (something virtually unfindable)
mumla aramak
to crave for, to hanker for
mum
watt
mum
glim
mum
bougie
mum
paraffin
mum
vax
mumlamak
wax
Mum
dewaxing
Mum
(Diş Hekimliği) cera
kırmızı dipli mumla davet etmedim ya!
colloq . I didn't beg him to come!
mum
candle; candlepower; watt; wax
mum
{i} candlepower
mum
solid paraffin
mum
epoxy
mum
candlepower; (Konuşma Dili) watt
mumlamak
to wax
mumlamak
to seal (something) with sealing wax
İngilizce - İngilizce

mumla teriminin İngilizce İngilizce sözlükte anlamı

mum
A chrysanthemum
mum
silent
mum
to act in a pantomime or dumb show
mum
Your mum is your mother. He misses his mum Mum and Dad are coming for lunch Don't worry, Mum
mum
{i} Mom, Mother (British); silence, quietness; chrysanthemum (Informal)
mum
{n} ale brewed from wheat
mum
{e} hush
Mum
Ones mother
mum
of China
mum
informal terms for a mother
mum
failing to speak or communicate etc when expected to; "the witness remained silent
mum
secrecy; "mum's the word"
mum
failing to speak or communicate etc when expected to; "the witness remained silent"
mum
secrecy; "mum's the word" failing to speak or communicate etc when expected to; "the witness remained silent
mum
stop speaking!
mum
If you keep mum or stay mum about something, you do not tell anyone about it. He is keeping mum about his feelings on the matter. = keep quiet. keep mum to not tell anyone about a secret
mum
Be silent! Hush! Silence
mum
Mother

My mother was so tired that she went to bed early. - My mum was so tired that she went to bed early.

mum
{s} quiet, silent
mum
A sort of strong beer, originally made in Brunswick, Germany
mum
secret
mum
Silent; not speaking
Türkçe - Türkçe

mumla teriminin Türkçe Türkçe sözlükte anlamı

mum
Bal mumu
mum
Bir fitilin üzerine erimiş bal mumu, iç yağı, stearik asit veya parafin dökülüp genellikle silindir biçiminde dondurulan ince, uzun ışık aracı: "Kandil geceleri bu velilerin yerleri mumlarla donanırdı."- Y. K. Beyatlı
MUM
(Osmanlı Dönemi) f. Yumuşak
Mum
(Osmanlı Dönemi) MUM
Mum
kandela
Mum
şem
mum
ilkel aydınlatma aracı
mum
Kısmen oksitlenmiş katı hidrokarbonlar
mum
Bir fitilin üzerine erimiş bal mumu, iç yağı, stearik asit veya parafin dökülüp genellikle silindir biçiminde dondurulan ince, uzun ışık aracı
mum
Bazı böcekler ve bitkiler tarafından salgılanan, böceklerin deri ve tüylerini, bitkilerin yüzeyini kaplayarak koruyucu görev yapan, içinde serbest yağ asitleri, alkoller ve doymuş hidrokarbonlar bulunan esterler
mum
Işık yeğinliği birimi, kandela
mumlamak
Bal mumu sürmek, bal mumuna batırmak
mumlamak
Mühürlemek, mühür mumu sürmek
mumlamak
Mum cilâsı yapmak
İngilizce - Türkçe

mumla teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

mum
{i} anne

Annenle Şangayca konuştuğun zaman sadece çok az kelime anlayabiliyorum, bu yüzden de konuşmaya katılamayacağım. - When you speak Shanghainese with your mum, I only understand a few words, so I can't join in the conversation.

Annem çayı çok sever. - My mum likes tea very much.

mum
anneciğim
mum
ünlem sus!
mum
(İİ) anne
mum
i., İng., k.dili. anne
mum
sessiz
mum
kasımpatı
mum
maske ile oynamak
mum
sus
mum
hanımefendi
mum
tatlı bir tür bira
mum
maske ile rol yapmak
mum
Sırrı kimseye söyleme
mum
Sus! Mums the word
mum
dili anne
mum
susmuş
mum
dili kasımpatı
mum
dili efendim İng
mum
{s} susmuş, suskun. ünlem Sus!
mum
krizantem
mum
dilsiz oyunu oynamak
mum
Aramızda kalsın
mum
bir çeşit sert ve tatlı bira
mum
(sıfat) sessiz
mumla