O çalışırken bir kaza yaptı.
- He had an accident while working.
O çalışırken bir kaza yaptı.
- While working, he had an accident.
Petrolün keşfi şanslı bir rastlantıydı.
- The discovery of oil was a lucky accident.
Üçüncü caddede rastlantı sonucu onunla karşılaştım.
- I met her by accident on Third Avenue.
Tom kazara USB'sini çöpe attı.
- Tom accidentally threw his thumb drive into the garbage.
Kazara Jane ile karşılaştım.
- I met Jane by accident.
Karşılaşmamız oldukça raslantıydı.
- Our meeting was quite accidental.
Sıkıntıya rağmen, mimar dünya çapında üne ulaştı.
- Despite adversity, the architect achieved worldwide fame.
O sıkıntıyla karşılassa bile gülümsemeyi sürdürür.
- She carries on smiling even in the face of adversity.
Dün havalanında tesadüfen onunla karşılaştım.
- I met him by accident at the airport yesterday.
Onu tanımam tamamen tesadüftü.
- It was pure accident that I came to know her.
Güçlüklerle cesaretle yüzleş.
- Face adversity with courage.