menüsü

listen to the pronunciation of menüsü
Türkçe - İngilizce
(Bilgisayar) menu

I'd like to buy menu of the day. - Günün menüsünü almak istiyorum.

Sami gave Layla the breakfast menu. - Sami, Leyla'ya kahvaltı menüsünü verdi.

menü
menu

Tom didn't need to look at the menu because he'd been to that restaurant many times before. - Tom'un menüye bakmasına gerek yoktu çünkü daha önce o restoranda defalarca bulunmuştu.

Can I order from the breakfast menu? - Ben kahvaltı menüsünden sipariş verebilir miyim?

ekle menüsü
(Bilgisayar) insert
ekle menüsü
(Bilgisayar) insert menu
pencere menüsü
(Bilgisayar) window
menü
bill of fare
belge menüsü
(Bilgisayar) documents menu
belgeler menüsü
(Bilgisayar) documents menu
bilgisayar menüsü
(Bilgisayar) computer menu
elma menüsü
(Bilgisayar) apple menu
elma menüsü öğeleri
(Bilgisayar) apple menu items
eve servis menüsü
take-out menu
içerik menüsü
(Bilgisayar) context menu
kalem menüsü
(Bilgisayar) pen menu
menü
carte
menü
menu, bill of fare
menü
all the dishes served at a meal, menu
resim menüsü
(Bilgisayar) picture menu
stil menüsü
(Bilgisayar) style menu
tablo menüsü
(Bilgisayar) table menu
tepsi menüsü
(Bilgisayar) tray menu
web mru menüsü
(Bilgisayar) web mru menu
özet grafik menüsü
(Bilgisayar) pivotchart menu
özet liste açılır menüsü
(Bilgisayar) pivotlist popup
özet tablo menüsü
(Bilgisayar) pivottable menu
Türkçe - Türkçe

menüsü teriminin Türkçe Türkçe sözlükte anlamı

menü
Komut veya seçenek listesi
menü
Yenecek yemeklerin listesi
menü
Sofraya çıkarılacak yemeklerin hepsi
menüsü