masaj

listen to the pronunciation of masaj
Türkçe - İngilizce
massage

She massaged his back. - Onun sırtına masaj yaptı.

Tom asked Mary to give him a massage, but she didn't want to. - Tom Mary'nin kendine bir masaj yapmasını istedi fakat o yapmak istemedi.

rubdown
rub down
masser
massaged
massages
(Tıp) stroking
masaj yapmak
massage

I have to massage my knees. - Dizlerime masaj yapmak zorundayım.

masaj terapisi
(Tıp) naprapathy
masaj terapisti
(Tıp) naprapath
masaj yapmak
knead
masaj yapmak
rub down
masaj yapmak
to massage, to knead
masaj yapmak
rub
masaj yapmak
to give (someone) a massage
masaj yaptırmak
have a rubdown
masaj yaptırmak ister misiniz
Would you like to have a massage
masaj yaptırmak istiyorum
I would like to have a massage
başıma masaj yapar mısınız
I would like to have my scalp massaged
titreşimli masaj aleti
vibrator
vurarak masaj yapmak
percussion
Türkçe - Türkçe
Vücut yüzeyinde el, elektrik, su aracılığıyla çeşitli işlemler yapma biçiminde, iyileştirme ve bakım yöntemi
Vücut yüzeyinde el, elektrik, su aracılığıyla çeşitli işlemler yapma biçiminde, iyileştirme ve bakım yöntemi; ovma, ovuşturma
Ovma, ovuşturma
Masaj yapmak
masajlamak
masaj