mühi̇mmat

listen to the pronunciation of mühi̇mmat
Türkçe - İngilizce

mühi̇mmat teriminin Türkçe İngilizce sözlükte anlamı

mühimmat
ammo
mühimmat
(Askeri) ammunition

He only wanted guns and ammunition. - Sadece silah ve mühimmat istedi.

We need to conserve ammunition. - Mühimmatı korumalıyız.

mühimmat
slang booze, liquor
mühimmat
munitions, ammunition
mühimmat
munitions, military supplies
Mühimmat Etkinliğinden Sorumlu Müşterek Teknik Koordinasyon Grubu
(Askeri) Joint Technical Coordinating Group for Munitions Effectiveness
Müşterek Mühimmat Etkinliği Elkitabı
(Askeri) Joint Munitions Effectiveness Manual
Müşterek Mühimmat Etkinliği Elkitabı (JMEM)/havadan karaya silahlanma sistemi
(Askeri) Joint Munitions Effectiveness Manual (JMEM)/air-to surface weaponeering system
Müşterek Mühimmat Etkinliği Elkitabı-Özel Harekat
(Askeri) Joint Munitions Effectiveness Manual-Special Operations
mühimmat deposu
ammunition dump
mühimmat kodu
(Askeri) DOD ammunition code
müşterek mühimmat ulaştırma koordinasyon faaliyeti
(Askeri) joint munitions transportation coordinating activity
kimyasal mühimmat
(Askeri) chemical ammunition
mühimmat
munition
Genel Birleştirilmiş Mühimmat Raporlama Veri Sistemi
(Askeri) General Unified Ammunition Reporting Data System
duman üreten mühimmat
(Askeri) pyrotechnic charge
geliştirilmiş konvansiyonel mühimmat; birleştirilmiş toplama yönetimi
(Askeri) improved conventional munitions; integrated collection management
geliştirilmiş konvansiyonel mühimmat; geliştirilmiş kruz füzesi; hava muharebe m
(Askeri) advanced conventional munitions; advanced cruise missile; air combat maneuver; air contingency Marine air-ground task force (MAGTF); airspace control measure
hassas güdümlü mühimmat
(Askeri) precision-guided munitions
konteynerize edilmiş mühimmat dağıtım sistemi
(Askeri) containerized ammunition distribution system
konvansiyonel mühimmat entegre yönetim sistemi
(Askeri) conventional ammunition integrated management system
konvansiyonel mühimmat tek yöneticisi
(Askeri) single manager for conventional ammunition
manevra esaslı mühimmat dağıtım sistemi
(Askeri) maneuver-oriented ammunition distribution system
menzili artırılmış güdümlü mühimmat
(Askeri) extended range guided munitions
ordu mühimmat fabrikası
(Askeri) army ammunition plant
silah-mühimmat kaçakçılığı
(Hukuk) illicit trafficking in weapons, munitions and explosives
standart hava mühimmat paketi
(Askeri) standard air munitions package (USAF)
taklit mühimmat
(Askeri) simulated ammunition
taktik mühimmat atıcısı; harekat alanı füze savunması
(Askeri) tactical munitions dispenser; theater missile defense
tanksavar güdümlü füze; antitank güdümlü mühimmat
(Askeri) antitank guided missile; antitank guided munition
tehdide yönelik mühimmat
(Askeri) threat-oriented munitions
zırh delici mühimmat
(Askeri) armour piercing ammunition
zırh delici mühimmat
(Askeri) anti-armor submunition
çift maksatlı geliştirilmiş konvansiyonel mühimmat
(Askeri) dual purpose improved conventional munitions
özel mühimmat ikmal noktası
(Askeri) special ammunition supply point
Türkçe - Türkçe
(Osmanlı Dönemi) Harp malzemesi
(Osmanlı Dönemi) (Mühimm. C.) Mühimler. Lüzumlu olanlar
(Hukuk) Gerekli şeyler; askeri malzeme
mühimmat
Savaş gereçleri, cephane
mühimmat
Savaş gereçleri, cephane: "Otomobillerdeki topçu mühimmatını kurtarıp mahalline ulaştırmak elzemdi."- A. Gündüz
mühi̇mmat