life sentence

listen to the pronunciation of life sentence
İngilizce - Türkçe
müebbet hapis cezası

Tom cezaevinde müebbet hapis cezasını çekiyor. - Tom is serving a life sentence in prison.

Tom üç müebbet hapis cezasına mahkum edildi. - Tom has been sentenced to three consecutive life sentences.

(Kanun) müebbet hapse mahkum etmek
(Kanun) müebbed ağır hapis cezası
ömür boyu hapis cezası

Mahkûm uyuşturucu satıcısı ölüm cezasını ömür boyu hapis cezasına düşürtmek için yetkililere boyun eğmeye istekliydi. - The convicted drug dealer was willing to comply with the authorities to have his death sentence reduced to a life sentence.

Adama ömür boyu hapis cezası verildi. - The man was given a life sentence.

(Kanun) müebbet hapse çarptırmak
ömür boyu hapis

Onun ömür boyu hapis cezası var. - He has a life sentence.

Tom'a bir güvenlik görevlisini öldürdüğü için ömür boyu hapis cezası verildi. - Tom was given a life sentence for killing a security guard.

a life sentence
ömür boyu hapis cezasını
life sentences
ömür boyu hapis
serve a life sentence
Ömür boyu hapis cezasını çekmek

The terrorist leader is serving a life sentence in prison on the island of İmralı.

İngilizce - İngilizce
Sentence of imprisonment for the rest of the defendant's life
a prison term lasting as long as the prisoner lives; "he got life for killing the guard"
If someone receives a life sentence, they are sentenced to stay in prison for the rest of their life, or for a very long period of time. Some were serving life sentences for murder. the punishment of sending someone to prison for the rest of their life or for a very long time
a prison term lasting as long as the prisoner lives; "he got life for killing the guard
life sentence

    Heceleme

    life sen·tence

    Türkçe nasıl söylenir

    layf sentıns

    Telaffuz

    /ˈlīf ˈsentəns/ /ˈlaɪf ˈsɛntəns/

    Etimoloji

    [ 'lIf ] (noun.) before 12th century. Middle English lif, from Old English lIf; akin to Old English libban to live; more at LIVE.

    Günün kelimesi

    jimjams