ki̇ralayan

listen to the pronunciation of ki̇ralayan
Türkçe - İngilizce

ki̇ralayan teriminin Türkçe İngilizce sözlükte anlamı

kiralayan
renter, lessor
kiralayan
lessee
kiralayan
tenant
kiralayan
renter
kiralayan
leaser
kiralayan
hirer
kiralayan taraf
charterer
kitap kiralayan kütüphane
lending library
kirala
{f} hire

We hired a guide for our white-water rafting trip. - Beyaz-su rafting yolculuğumuz için bir rehber kiraladık.

Hire a minivan by the hour. - Saatle mini karavan kirala.

kiralayan
lesser
kirala
{f} rent

I rent a room by the month. - Ben bir aylığına bir oda kiraladım.

I'd like to rent a house. - Bir ev kiralamak istiyorum.

kirala
{f} renting

I was thinking of renting something in town. - Kasabada bir şey kiralamayı düşünüyordum.

Renting a car was the best option. - Araç kiralamak en iyi seçenekti.

kirala
{f} charter

I would like to charter a yacht. - Bir yat kiralamak istiyorum.

I want to charter a bus. - Bir otobüs kiralamak istiyorum.

kirala
{f} hiring

In addition to hiring me, he gave me a piece of advice. - Beni kiralamasına ilave olarak, bana biraz öğüt verdi.

kirala
{f} rented

Tom rented a car for the weekend. - Tom hafta sonu için bir araba kiraladı.

Tom rented a tuxedo for the prom. - Tom okul balosu için bir smokin kiraladı.

kirala
{f} lease

I think I will buy the red car, or I will lease the blue one. - Sanırım kırmızı arabayı alacağım, yoksa mavi olanını kiralayacağım.

Tom leased an office. - Tom bir ofis kiraladı.

kirala
{f} hired

I hired a boat by the hour. - Saatle tekne kiraladım.

The group hired a guide to lead the hike. - Grup yürüyüşe öncülük edecek bir rehber kiraladı.

kirala
{f} leased

Tom leased an office. - Tom bir ofis kiraladı.

Kiralayan
leasor
devlet otlağını kiralayan kimse
squatter
devren kiralayan kimse
subtenant
devren kiralayan kimse
sublessee
kirala
chartered

They chartered a bus for the firm's outing. - Firmanın gezileri için bir otobüs kiraladılar.

Türkçe - Türkçe

ki̇ralayan teriminin Türkçe Türkçe sözlükte anlamı

kiralayan
Kiraya veren