kişisel eşyalar

listen to the pronunciation of kişisel eşyalar
Türkçe - İngilizce
belongings

May I leave my belongings on the bus? - Kişisel eşyalarımı otobüste bırakabilir miyim?

They are all my personal belongings. - Onların hepsi benim kişisel eşyalarım.

effects

The suspect had to lay all his personal effects on the table. - Şüpheli tüm kişisel eşyalarını masaya koymak zorunda kaldı.

goods and chattels
duds
effect

The suspect had to lay all his personal effects on the table. - Şüpheli tüm kişisel eşyalarını masaya koymak zorunda kaldı.

(deyim) kaboodle

caboodle denizcilerin bıraktığı ve terhis olurken aldığı eşyalar. deyim: kit and kaboodle. e.g. I bought the kit and kaboodle for camping. gerekli bütün ıvır zıvır.

paraphernalia
personal belongings
kişisel eşya
{i} belongings

May I leave my belongings on the bus? - Kişisel eşyalarımı otobüste bırakabilir miyim?

They are all my personal belongings. - Onların hepsi benim kişisel eşyalarım.

kişisel eşya
(Askeri) personal effects
kişisel eşya
belonging

Tom sold all of his belongings. - Tom kişisel eşyalarının hepsini sattı.

They are all my personal belongings. - Onların hepsi benim kişisel eşyalarım.

kişisel eşya
goods and chattels
kişisel eşyalar