kasırga

listen to the pronunciation of kasırga
Türkçe - İngilizce
hurricane

Victims of the hurricane received financial aid from the government. - Kasırga mağdurları hükümetten mali yardım aldı.

The eye of a hurricane is its center. - Bir kasırganın gözü onun merkezidir.

whirlwind
tornado

The house was destroyed by a tornado. - Ev bir kasırga tarafından tahrip edildi.

Tom's cat was carried away by a tornado. - Tom'un kedisi bir kasırga tarafından sürüklendi.

twister
whirlwind; tornado; cyclone
squall
typhoon

Because of the typhoon, the school was closed. - Kasırgadan dolayı okul kapalıydı.

We had no school on account of the typhoon. - Kasırgadan dolayı okulumuz yoktu.

storm

A storm turns into a hurricane when the wind speed goes over a hundred nineteen kilometers an hour. - Bir fırtına rüzgarın hızı saatte yüz on dokuz kilometreyi aştığında kasırgaya dönüşür.

Hurricanes are violent storms. - Kasırga demek azgın fırtına demektir.

cyclone
hurricane, cyclone
twist
vortices
windstorm

The windstorm blew away roofs and uprooted many trees. - Kasırga çatıları uçurdu ve birçok ağacı kökünden söktü.

whirlwjnd
ripsnorter
tourbillion
kasırga merkezi
storm center
ulusal kasırga merkezi
(Meteoroloji) national hurricane center
[der] kasırga, siklon
[Der] hurricanes, cyclones
kasırgalar
tornadoes
Türkçe - Türkçe
Duyguların patlak verişi, büyük heyecan, coşku: "Bu, içimdeki şiiri, kasırgayı, hemen dindirdi."- H. E. Adıvar
çok şiddetli ve çevrintili bir yel
Hızı saatte 120 km'yi aşan çok güçlü fırtına: "Bu ağaç yalnız büyük bir kasırga ile silkeleniyor."- P. Safa
Duyguların patlak verişi, büyük heyecan, coşku
Hızı saatte 120 km yi aşan çok güçlü fırtına
(Osmanlı Dönemi) İ'SAR
KASIRGA
(Osmanlı Dönemi) Çevrintili rüzgâr. Tozu ve toprağı birbirine katarak, ağaçları sökerek bir an esip kesilen rüzgâr
kasırga