kabul eden

listen to the pronunciation of kabul eden
Türkçe - İngilizce
receiver
agreeing
(Kanun) acceder
consentient
susceptive
acquiescent
{i} acceptor
intromittent
{i} accepter
kabul eden kimse
receiver
kabul et
(Konuşma Dili) let's face it
kabul ifade eden
concessive
kabul et
agree

President Roosevelt agreed to help. - Başkan Roosevelt yardım etmeyi kabul etti.

They agreed to work together on the project. - Projede birlikte çalışmayı kabul ettiler.

sorgusuz kabul eden
acquiescing
kabul et
{f} accepted

I had the article accepted by a travel magazine. - Ben, makaleyi bir seyahat dergisi tarafından kabul ettirdim.

They accepted her as the city's best doctor. - Onlar onu şehrin en iyi doktoru olarak kabul ettiler.

kabul et
accept

They accepted her as the city's best doctor. - Onlar onu şehrin en iyi doktoru olarak kabul ettiler.

I accepted her invitation. - Onun davetini kabul ettim.

kabul et
{f} agreed

President Roosevelt agreed to help. - Başkan Roosevelt yardım etmeyi kabul etti.

The girl's parents agreed to her request. - Kızın ebeveynleri onun ricasını kabul etti.

kabul et
acquiesce
kabul et
{f} postulated
kabul et
{f} conceding
kabul et
concede

The professor I was arguing with finally conceded and said I was right. - Tartıştığım profesör sonunda haklı olduğumu kabul etti.

The accountant would not concede the mistake. - Muhasebeci hatayı kabul etmezdi.

kabul et
{f} admitted

Everyone admitted that the earth is a sphere. - Herkes dünyanın bir küre olduğunu kabul etti.

Tom admitted that what Mary said was true. - Tom Mary'nin söylediğinin doğru olduğunu kabul etti.

kabul et
intromit
kabul et
conceded

The professor I was arguing with finally conceded and said I was right. - Tartıştığım profesör sonunda haklı olduğumu kabul etti.

turist kabul eden ülke
(Turizm) tourist accepting country
yenilgiyi kabul eden
defeatist
yenilgiyi kabul eden kimse
defeatist
kabul eden