Bir çantada yulaf, diğerlerinde fındık var.
- In einer Tasche ist Hafer, in der anderen sind Haselnüsse.
Sincaplar fındık yer.
- Eichhörnchen fressen Haselnüsse.
Fındık sonbaharın ortasında hasat edilir.
- Hazelnuts are harvested in mid-autumn.
Tom'un sincabı bir mil öteden fındık kokusunu alabiliyor.
- Tom's squirrel can smell hazelnuts from a mile away.
Squirrels eat hazelnuts.
- Eichhörnchen fressen Haselnüsse.
The squirrel ate the hazelnuts.
- Das Eichhörnchen fraß die Haselnüsse.